Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

GEEKSTRA ÖZEL: 1453 İSTANBUL'UN FETHİ RÖPORTAJI

ahmetercankapak

 

1453_KAPAK

Sitemizde haberini bulabileceğiniz 1453 İstanbul’un Fethi kutu oyunu için, oyunun kurgu ve tasarımını yapmış, grafik tasarımcı ve çizer Ahmet Ercan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Lafı fazla uzatmadan bizleri heyecanlandıran bu proje ve daha fazlası için sözü Ahmet bey’e verelim.

Geekstra:Ahmet bey merhaba. Öncelikle sizi tanımak isteriz. Kendinizden ve bu projeye nasıl dahil olduğunuzdan kısaca bahseder misiniz ?

 

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans mezunuyum. Aynı zamanda karikatüristim. Bu iki birikimimi birleştirdiğim fikirler ve projeler üretiyorum. Bazısı hayat buldu. Bazısı zamanını bekliyor. İşte böyle karikatür, çizgi hikaye, çizgi film işleri derken bir ajans için Türksat’a bir poster çizimi yaptım. Ajans, sen Türksat için farklı ne yapabilirsin diye sordu. Aklıma kutu oyunu geldi. Ajans bu fikri beğendi ben de üzerine çalıştım. Güneş sistemi ve uyduların arasında uzay yolculuğunu konu alan bir kutu oyunu tasarladım. Oyun bitince heyecanla ajansa gittim fakat ajans Türksat ile iletişimi kestiğini söyledi. Böylece ilk oyunum elimde kaldı. Sonra Ankara’da bir firma için kart oyunu tasarladım. Uzun gel gitlerden sonra o proje de elimde kaldı. Bir arkadaş İstanbul temalı monopoly tarzı bir oyun siparişi verdi bana. Oyun alanını, kartları, oyun mekaniğini yazdım, çizdim. O da oyun için sponsor görüşmelerine başladı. Fakat olumsuz sonuçlar alınca bu oyun da oyun klasöründeki yerine aldı.

ahmetercan2

Ama ben oyun işine kafa yormaya devam ettim. Daha bir çok oyun tasarladım. Oyunları hem çizdiğim hem grafik tasarımını kendim yaptığım için oyun hazırlayıp ozalitçide bastırmak benim için sorun değildi. Üç beş kutu oyunu ve epey kart oyunu birikmişti evde. Eş dostla bu oyunları oynayıp test ediyordum. Sonra TRT Çocuk Dergisi ile görüştük. Kart oyunlarım promosyon olarak dergi ile birlikte verilmeye başlandı. Sonrasında işler Kültür A.Ş. ile görüşmeye kadar geldi. Aslında diyeceğim, tüm o başarısız projeler birike birike bu oyun ortaya çıktı.

Geekstra: Peki kutu oyununun konseptini nasıl belirlediniz ? Zaten sizin kafanızda olan bir konsept miydi yoksa İBB Kültür A.Ş bu proje ile size mi geldi? Kültür A.Ş. işbirliğinizi de merak ediyoruz :)

1453_1

İstanbul’un Fethi benim hep ilgimi çekmiştir. Psikolojik danışman olduğum için ben bu olaya daha çok kişisel gelişim açısından bakmışımdır. Öğrencilerime hep başarı hikayeleri anlatırım. Bu da ortaçağa ait bir başarı hikayesi aslında. Fetihte “Ya Konstantin beni alır, ya ben Konstantini” diyen 21 yaşındaki bir gencin kararlılığı, inancı var. Genç bir devletin, zamanın dünya devi olan bir imparatorluğa kafa tutması ve alt etmesi var. Bu başarı hikayesi, bizim yaşadığımız bu topraklarda bizim atalarımız tarafından yazıldı. Bunun yeni nesile ve dünyaya anlatılması gerekiyordu. Daha önceleri fethin çizgi hikayesini çizdim. Film sinopsisleri düşündüm. Sonra kart oyunu olarak tasarladım. Geçen yılda bu kart oyununu Kültür A.Ş. ile paylaştım. Oradaki editörlere bu oyunu geliştirip onlar için bir kutu oyunu yapabileceğimi anlattım. İstanbul’un Fethi ne Türkiye’de, ne dünyada kutu oyunu olarak hiç düşünülmemişti. Bu teklif onları çok heyecanlandırdı. Fikir heyecanlı olduğu kadar riskliydi de. Çünkü bırakın İstanbul’un Fethini, Kültür A.Ş. daha önce hiç kart oyunu veya kutu oyunu yayınlamamıştı. Ve Türkiye’de kutu oyunu sektörü diyebileceğimiz bir alandan dahi söz etmek pek mümkün değildi. Sonuçta fetih temasının heyecanı ağır bastı ve oyun tasarımına başlandı.

Geekstra: Oyunun tasarım ve test süreçleri ne kadar sürdü?

1453_3

Kültür A.Ş. ile ilk görüşmeler Aralık 2012 gibi başladı. Ve 1 Mart 2014’te kutuyu elimize aldık. Oyun mekaniğine karar vermek çok zamanımızı aldı. Fetih, askeri strateji mekaniği gerektiren bir tema idi. Ama bizim hedef kitlemiz genel halk kesimleri olduğu için onlara uygun da olmalıydı. Yani basit ve eğlenceli de olmalıydı. İşte bu dengeyi tutturmak çok zor oldu. Onun için çok farklı oyun mekanikleri denedik bu süreçte. Oyun mekaniğini kurup gece photoshopda tasarlayıp sabah ozalitçiden baskı alıyordum. Önce ev halkı ile sonra Kültür A.Ş. editörleri ile oyunun test ediyorduk. Oyun mekaniğinde istediğimiz dengeyi bir türlü tutturamıyordum.
Oyunda dönüm noktası Istanbul Board Game Enthusiasts geleneksel perşembe oyun günlerine katılmamla oldu. “Bir oyun tasarım var benimle oyunu test eder misiniz?” dedim.Oyun gurusu diyeceğim 3 genç arkadaşla oyunun o günkü hali ile oynadık. Sonrasında oyunla ilgili çok önemli eleştirileri ve önerileri oldu. Oyunun bu son haline gelmesinde o öneri ve eleştirilerin büyük payı vardır.

Geekstra: Oyunun kendine özgü temasını yansıtan kaliteli görselliği ve piyon tasarımları dikkatimizi çekti. Grafik ve piyonların tasarımında kimlerle çalıştınız?

Kendim freelance grafik tasarımcı olduğum için tüm grafik tasarım işlerini kendim yaptım. Karikatürist olduğum için tüm çizim işlerini de kendim yaptım. Oyunu bu şekilde Kültür A.Ş.’ye baskıya hazır teslim ettim. Ondan sonra bu oyunun baskısı, piyon tasarımı için ihale süreci başladı.

1453_6

ISTANBUL_UN FETHI OYUNU

İhaleyi kazanan KS Games oldu. Bildiğiniz gibi KS Games, Türkiye’deki az sayıdaki yerli üreticilerden biri. İhaleyi onun almasına çok sevindim. Çünkü oyun tasarımı, kutusunun tasarımı ve özellikle piyon tasarımı herkesin yapabileceği bir iş değil. Özel bir alan. Ve KS Games bunu başarı ile yaptı. Doğrusunu söylemek gerekirse çıkan iş, beklediğimizden daha kaliteli oldu. En masraflı ve zor olanı piyon tasarımı ve baskısı idi. Piyonların tüm tasarım ve baskı işleri Türkiye’de yapıldı. Bunu bilmek gelecek için ümitlendiriyor bizi. Yani istersek dünya kalitesinde bir oyunu Türkiye’de üretebiliriz.

1453_5

Geekstra: Türkiye’de masaüstü kutu oyunu dediğimizde Monopoli, Kızma Birader ve Tabu gibi klasikler ötesinde aslında genele yayılmış bir kültür bulunmuyor. Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek isteriz. Ayrıca 1453 İstanbul’un Fethi üzerine bir kutu oyunu tasarlarken bu durum sizi ne kadar etkiledi?

 

Benim çocukluğumda kart ve kutu oyunları daha çok oynanıyordu. Şimdi ise kart ve kutu oyunu sanki 80’lerin bir nostaljisi gibi kaldı. Halbuki dünyada öyle mi?boardgamegeek.com listesinde 70 bin’e yakın oyun var. Bu oyunlar milyonlarca kişi tarafından oynanıyor. Turnuvaları, festivalleri, fuarları yapılıyor. Biz ise 3-5 klasik oyundan başkasını bilmiyoruz.

Türkiye için üzücü bir tablo aslında. Yine olaya psikoloji penceresinden baktığım için üzücü diyorum. Şimdi Türkiye’de insanlar hiç mi oyun oynamıyor? Oynuyor tabii ki. Oyun en temel insani ihtiyaçlardan. Üzücü olan Türkiye’de oyunun sanala kayması. Yani bugün Türkiye’de oyun, daha çok bilgisayar, internet ve mobil oyun olarak oynanıyor. Bu tabii ki teknolojinin ve çağın gereği. Ama mesele bu tür oyunların bize ne kazandırdığı ve ne kaybettirdiği. “İnternet ve oyun bağımlılığı” tanısı psikolojide yerini aldı. Ve herkesin şikayet ettiği modern hayatın getirdiği yalnızlık ve eskisi gibi sosyalliğin olmaması.

Bugün çok garip şekilde insanlık, tarihin en gelişmiş iletişim araçlarına sahip ama insani iletişim bakımından tarihin en kötü dönemini yaşıyor. İşte bu noktada kart ve kutu oyunları bir çıkış noktası gibi geliyor. Diğer sanal oyunlardan daha insani. Çünkü bu tür oyunları oynarken oyuncular, gerçek insanlar ile aynı zaman ve mekanda yüz yüze, bir arada bulunuyor. Ve bir-iki saat birbiriyle konuşuyor, eğleniyor. Bunlar bu çağda aslında ne kadar az yaptığımız şeyler değil mi? Benim için kart ve kutu oyunlarının bugün sosyalliği sağlayan çok büyük bir misyonu var. Gördüğünüz gibi bir dokundunuz bin ah işittiniz. Bu konuda gerçekten çok dertliyim.

ISTANBUL_UN FETHI OYUNU3

İşte 1453 İstanbul’un Fethi üzerine bir kutu oyunu tasarlarken oyun için iki amaç belirledim;

1) Oyun şamatalı olmalı dedim; Bu alanda öğrendiğim en büyük kavram “şamata” oldu. Oyun, ilk önce oynayan kişileri eğlendirmeli. Verilen zamanı keyiflendirmeli. Mekanı hareketlendirmeli, gürültülü patırtılı olmalı. Sonra stratejik ve eğitici olabilir diye düşünüyorum. Ama ilk önce şamata! Bir eğitimci olarak oyunun bu özelliğini çok önemsiyorum. Şamata ile insan, bir şeyi daha iyi öğrenebilir. Zekasını daha iyi geliştirebilir. Didaktik oyunları onun için hiç hazzetmiyorum. Oyun okulda bir ders ciddiyetinde geçiyor. Onun için bu tür oyunlar çok tutmuyor. Ya da insanlar bir iki defa oynayıp sıkılıyor.

2) Oyuncuları İstanbul’un Fethi üzerine bazı şeyleri merak etmelerini sağlamalı dedim: konu İstanbul’un fethi olunca aileler, eğitmenler bu oyun ile çocuklara ne öğretebiliriz diye bakıyor. Halbuki bu bir oyun, ders kitabı değil. Ama bu oyun, tarih ders kitabının yapamadığını yaptırabilir; insanlar Fethi merak edebilir. Merak, bilginin ilk motivasyonudur. Bir çocuk merak ederse zaten o bilgiye her türlü ulaşır. İşte bu düşünce ile oyunda Fethin sembol kişileri, silahları ve yerleri var. Bu oyunla Şahi topunu, Topkapı cephesini, Uulbatlı Hasan’ı, İmparator Konstantin’i göreceksiniz. Bunlarla strateji kuracaksınız. Bu terimler günlük konuşmalarınıza girecek. Ve bir gün merak edeceksiniz; “Bu İmparator Konstantin kimmiş?” sonra google’a “imparator konstantin” yazacaksınız, bilgiye ulaşacaksınız.

Geekstra: Oyunun kuralları ve oynanış dinamiklerini tasarlarken yabancı kutu oyunlarından esinlenmeler yaşadınız mı?

 

Dediğim gibi tasarım sürecinde oyun mekaniğinde çok farklı şeyler denedik. Bu süreçte bir çok oyun inceledim. Tabii ki bir çok oyun esin kaynağı oluyor. Ama bunlar o kadar bilinçaltında oluyor ki burada bundan, şurada şundan esinlendim diyemem doğrusu. Belki oynarken oyuncular bunu benden daha iyi anlayabilirler. Oyun mekaniği çok matematiksel bir şey. Sabit kuralları var. Hatta Kurtadam kart oyunun tasarımcısı kendine oyun mühendisi diyordu. Çok doğru, bir tür mühendislik bu. Oyun mekaniği, boardgamegeek.com’da standarta bağlanmış zaten. 51 çeşit oyun mekaniği belirlenmiş. Siz ne yaparsanız yapın yaptığınız iş bu sınıflandırmadan birine giriyor zaten. Bir oyundaki kuralı, mekaniği, çok beğenip oyuna dahil edebilirsiniz. Ama mesele bu kuralın veya mekaniğin oyun temasına uygun olarak uyarlanması.

Geekstra: O halde şu soruyu sormadan olmaz. Sevdiğiniz kutu oyunları? :)

 

Eskilerden söylersem Gırgır oyunu. Tam Türk işi bir oyundu. Catan ve Dixit oyunları favorim diyebilirim. Şu sıralar her akşam 8 yaşındaki oğlumla Mangala oynamaktan büyük keyif alıyorum. Bir oyun bu kadar basit ve keyifli olur.

Tabii boardgamegeek.com sitesinde gördüğüm, böyle uzaktan sevdiğim, merak ettiğim bir çok oyun var. Ama işte Türkiye’de satılmadığı için platonik aşk olarak kalıyor.

Geekstra:2014 CNR Kitap Fuarı’nda Kültür A.Ş. standında oyunun ilk tanıtımı yapıldı.Tepkiler nasıldı?

1453_fuar

Kitap fuarında oyun tanıtımı yapmak çok doğal bir şey değil tabii. İnsanlar kitaplar için gelmişken karşılarına biz oyunla çıktık. Kitap kültürünüz olabilir ama oyun kültürü çok başka bir şey. Öyle de oldu.

Oyun standımızın önünden hızlıca geçti bir çok insan. Türkiye’de genel bir yargıda kart ve kutu oyunlarını “çocuk oyunu” gibi görmeleri. Sanki sadece çocuklar oyun oynuyor gibi. Oyunlar daha çok oyuncakçılarda satılıyor ya. Ama az çok oyun kültürü olan gençler, aileler merakla oyunu incelediler. Sorular sordular. Vakti olanlar ile oyunu oynadık.

1453_2

Oyun ilk önce herkese zor geliyor. Ama içine girip bir el döndürünce hemen herkesin acayip stratejiler geliştirdiğine şahit oldum. Ben böyle insanları gözlemlediğimden midir nedir, tüm oyunlar da yenildim 😀

Geekstra: Bu oyunun ülkemizi ziyaret eden turistler için beraberlerinde götürebilecekleri güzel bir hatıra olma potansiyeli yüksek. Oyunu farklı dillerde çıkarmayı planlıyor musunuz?

 

Kültür A.Ş.’ye yazdığım teklif raporunda gerekçeler bölümüne şöyle yazmıştım; “Modern bir Şehir Kültürü oluştururken İstanbul, her alanda “İstanbul” markası olarak var olmalı. 1453 kutu oyunu, uluslararası oyun arenasında İstanbul’un ve ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlayacağı düşünülmektedir.” Gerçekten de boardgamegeek.com’a girin bakın o kadar şehirlerle ilgili oyun var ki. Ama 3 büyük medeniyete başkentlik İstanbul’un hiç bir oyunu yok. Bir yerde başlamak gerekiyor. Bugün 1453, yarın başka İstanbul temalı oyunlar… Hem oyun kültürü batıda daha gelişmiş. Turist olarak geldiği İstanbul’dan fes alacağına, İstanbul temalı boardgame alması onun için de daha anlamlı olacaktır.

Oyunun ilham kaynaklarından biri de 1453 Panaroma müzesi. Buraya yerli ziyaretçiden daha çok yabancılar geliyor. Özellikle uzak doğulu turistler. Oyun bu müzede de satışa çıkacak. Tabii turistler için kendi dillerinde oyunun çıkması daha anlamlı.
Tüm bunları biz Kültür A.Ş. ile konuştuk. Yapılması düşünülüyor. Fakat her şey oyunun arz ve talebinde bitiyor.

Geekstra: Ahmet bey çok güzel paylaşımlarda bulundunuz bizlerle. Peki bundan sonraki hedefleriniz neler? Başka kutu oyun projeleri görecek miyiz sizden?

 

Bundan sonra tarih temalı projeler yapmayı sürdüreceğim. İlk planda Barbaros Hayrettin Paşa’nın oyunu var. Yani Akdeniz’deki Osmanlı korsanları. Bu konuda epey bir okuma yaptım. Kurgusu da az çok kafamda hazır sayılır. Bakarsınız gelecek yılda bunu konuşuruz :-)

Kurtuluş savaşı veya Çanakkale savaşları konusu çok ilgimi çekiyor. Fakat şu an cesaret edemiyorum. Sonra vakıf medeniyetini anlatan farklı bir oyun fikrim var. Sponsorlar aradığım İstanbul ve dünya ulaşım oyunu, Türkiye turizm oyunu, Pizza oyunu, kargo oyunu gibi ticari oyun projelerim de var yani.

Bakarsınız 1453 kutu oyunun verdiği özgüven ile uzay oyununu tekrar elden geçirip Türksat’a sunabilirim.

Geekstra: Ahmet bey bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Bahsettiğiniz proje temalarının da gerçekleştiğini görmek isteriz. Özellikle Akdeniz’deki Osmanlı korsanları ve Çanakkale savaşları temalı oyunlarınızı şimdiden merakla bekliyoruz.

 

 


Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu
Devamını oku:
spiderman_makarna
SPIDER-MAN'İN MAKARNASI?!

Büyük ihtimalle Heinz'in bir viral kampanyası kapsamında dolaşan resimler bunlar. Akıllıca! Ben bile bu Spidey...

geekstra_lucy_01
[Fragman] Lucy TV Spot

Luc Besson’un yeni bilim kurgu filmi Lucy’nin önümüzdeki ay vizyona gireceği tamamıyla aklımdan çıkmış. Tabii...

Kapat