Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

[İnceleme] Punisher: Maktullerin Hiç Mi Suçu Yok ?

the-punisher

Marvel ve Netflix ortaklığının son işi olan Punisher geçtiğimiz günlerde arz-ı endam etti.  Daredevil’in açtığı koridor sayesinde Jessica Jones, Luke Cage Iron Fist  ve Defenders dizilerini izleme şansına sahip olduk. Açıkçası, Netflix ve Marvel dizileri Daredevil’in ardından düşüşe geçen bir gafiğe sahipti , Iron Fist ile dibi gördü, Defenders ile biraz toparlamış olsa da yeterli geldiğini söyleyemeyiz. Şimdi ise Punisher ile tekrar ayağa kalkma çabası içerisinde.

Punisher ilk olarak Daredevil’in ikinci sezonunda karşımıza çıktı. Açıkçası, Frank Castle diziye girdiği andan itibaren ikinci sezonun yıldızı oldu resmen. Puniser’a olan ilgiyi gören Netflix solo bir Punisher dizisi geleceği haberini vermişti. Nihayet geldi, izledik. Buyrun spoiler vermeden biraz konuşalım Punisher üstüne.

indir

One Batch

Iron Fist’e 13 bölüm tahammül ettikten sonra biraz bıkkınlık gelmişti bana. Yıllardır görmeyi beklediğim Defenders için bile beklentim çok yüksek değildi. Ancak Punisher için aynı şeyi söylemek haksızlık olur. Jon Bernthal’ın mükemmel performansını görecek olmanın heyecanı bir yana Netflix’in Punisher karakterinin hakkını vereceğine, karaktere uygun şekilde diziyi sert ve şiddet dolu yapacağına gerçekten inanıyordum. Bahsettiğim iki kısımda da dizi oldukça başarılı. Ancak dizinin sıkıntılı olduğu yerlerde yok değil. Şunu belirtmekte fayda var, Punisher kesinlikle kötü bir dizi değil ancak mükemmel de diyemem.

Dizinin tıpkı diğer Marvel-Netflix dizilerinde olduğu gibi 13 bölüme sahip olması Punisher için bir dezavantaj bence. Çünkü Punisher için yazılan hikâye esasında 13 bölüme yayılabilecek ve bunu doldurabilecek uzunlukta bir hikâye değil.13 bölüme uzatmak için biraz zorlanıldığını hissediyorsunuz. Hal böyle olunca dizi ortalarına geldikçe sizi sıkmaya başlayabiliyor. Dizi genel itibariyle klasik bir intikam öyküsüne sahip. Malesef ,tahmin edilebilir bir hikâyeye sahip Punisher. akışıyla, olay örgüsüyle sizi şaşırtabilecek bir şey yaşatamıyor. Dizinin ortalarına doğruda ana hikâyeden bir kopuş yaşıyoruz. Zaten tekdüze ve sıradan olan bu dizinin öyküsü gereksiz yere uzatılmış oluyor. Her ne kadar ben bu bölümleri merakla izlemiş olsam bile hikayeye bir katkısı olduğunu söyleyemem. Daha az bölüm olsaydı daha derli toplu bir hikâye görme şansımız olurdu aslında.

Bir diğer sıkıntı ise, ana hikâyeye herhangi bir katkısı olmayan ve birçok bölümde karşımıza çıkan gereksiz sahneler ve yan karakterler. Yan karakterler ile hikayesi arka planda işlenmeye çalışılmış olan bu sahneler çoğu zaman ilgi çekici ve heyecanlı bir hale getirilemiyor. Öyküye bir katkı ya da derinlik de katmaktan ziyade araları doldurmak için kullanmışlar. Sıradan diyaloglarla bezeli olan dizinin bu kısımlarında aksiyonun da azalmasıyla birlikte tempo iyiden iyiye düşüyor ve izlemek külfet haline gelebiliyor.

Öte yandan, dizi daha önce gördüğümüz Wilson Fisk (Daredevil) veya Kilgrave (Jessica Jones) kadar iyi yazılmış kötü adamlara maalesef sahip değil. Flashback sahneleri ile kötü adamların motivasyonları gösterilmeye çalışılmış ancak yine de yüzeysel olmaktan öteye gidilememiş. Hakeza, Punisher’a karşı tehdit oluşturdukları hissi de verilemiyor. Hali hazırda çizgi romanlardan da tanığımız bazı karakterlerin akıbetlerini önceden sezebiliyorsunuz.

r3mtEsAvYP4

Two Batch

Dizinin en güçlü tarafından bahsetmek istiyorum: Jon Bernthal. 2004 ve 2008 yıllarında beyaz perdede iki farklı Punisher izledik. Jon Bernthal’ın Punisher yorumu hepsinden çok daha etkili . Karaktere kendine has bir yorum getiren Jon Bernthal, hem ailesini ve her şeyini kaybetmiş bir adamın içinde bulunduğu psikolojik bunalımı hem de gözünü intikam hırsı bürümüş eli kanlı bir katili aynı anda başarılıyla canlandırıyor. Jon Bernthal’ın bağırışı ile Punisher’ın ne denli bir öfkeye sahip olduğunu, ağlamasıyla da Frank Castle’ın nasıl bir acı içinde olduğunu hissediyorsunuz. Dizinin en sevdiğim ve takdir ettiğim yönü de bu aslında. Ailesine kaybetmiş bir adam olan Frank Castle’a acırken bir yandan da Punisher olarak aynı adamın yaptıklarını görerek dehşete düşebiliyorsunuz. Bu iki farklı duyguyu bu denli iyi yansıtarak karakteri kusursuz bir şekilde işlediklerini düşünüyorum.  Ayrıca, dizi bizlere başından sonuna kadar Frank Castle’ın yaşadığı trajedinin onun üzerinde yarattığı etkileri anılar ve hayal sahneleri ile seyirciye başarılı şekilde aktarıyor. Gerçek anlamda Frank Castle’ın kafasının içinde neler yaşadığına tanık oluyoruz.

Yazının ilk kısmında sezonun ortalarında dizinin temposunun düştüğünden bahsetmiştim. Sezonun sonuna doğru ise işler tam tersi bir hal alıyor. Kan, vahşet ve aksiyon sahneleri had safhaya çıkıyor. Punisher gerçekten şiddetin sınırlarını zorlayan bazı sahnelere sahip. Bu sahneler içerdiği kan ve vahşet yüzünden rahatsız edici olabilir. Ancak bir Punisher dizisinden beklenilen bir durum. Daredevil ikinci sezonunda gördüğümüz gibi bir hapishane sahnesi yok ancak sezonun sonuna doğru artan aksiyon ve şiddet size bunu aratmıyor. Tam anlamıyla soluksuz izleyeceğiniz anlara sahip Punisher.  Özellikle Punisher’ı silahlı çatışmada gördüğümüz sekanslar da onun düşmanlarına karşı nasıl bir korku figürü haline geldiğini, askeri ve taktiksel zekasını nasıl kullandığını görebiliyoruz. Bu faktörlerde aksiyon sahnelerini daha anlamlı bir hale getiriyor.

Müziklerden de biraz bahsetmek lazım. MCU filmlerinin en zayıf oldukları yönlerinden biri hep müzikleri olmuştur bana göre. Akılda kalıcı pek bir şey çıkartamadılar bugüne kadar. Ancak Netflix Marvel ortaklığıyla çıkan dizilerde aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Iron Fist haricinde ki dizilerin tümünde müzik kullanımı şahaneydi bence. Punisher da bundan nasibini almış durumda. Daha ilk dakikalarda introsu ile sizi içine çeken bir tema müziğine sahip. Bölüm içinde de bir o kadar uygun ve yerinde kullanılmış müzikler. Sahnelerin duygusunu verme konusunda çok etkili. Gerilimin ve heyecanın müzikle birlikte kusursuz şekilde verildiğini söyleyebilirim. Dizinin outro kısmı en az intro kısmı kadar etkileyici. Genel olarak müzik kullanımı yerinde ve etkili olmuş.

18951871_blood-guts-and-espionage-is-what_tbace8b31

Penny and Dime!

Daha önce defalarca sinema ve televizyon dünyasında savaşın insan psikoloji üzerine etkileri inceleyen yapımlar gördük. Punisher dizisini bu noktada diğerlerinden ayırıp özel yapan detaylar var. Dizi sadece savaşın insan psikolojisine etkisini değil aynı zamanda bunun doğurabileceği sonuçları da çok çarpıcı bir şekilde işliyor. Savaş sonrası travma yaşayan insanların ülkelerine döndüklerinde bekledikleri saygı ve değeri bulamama, gerçek hayatın hangisi olduğuna karar verememe gibi yaşadıkları sorunlara dikkat çekmesi, Punisher ayrı bir yere koyuyor. Ayrıca, daha önce Jessica Jones, Luke Cage ve Daredevil’da da değinilen bazı politik ve toplumsal konular diziye artı bir değer katmakla kalmıyor, onu ayakları yere basan bir yapım haline getiriyor.

Sonuç olarak, Punisher karakterinin hakkını veren bir dizi olmuş. Son dönemde Marvel’dan çıkmış en iyi işlerden biri olduğunu belirtmekte fayda var. Vaktinizi ayırıp izlemenizi tavsiye ederim.

Sizlerin de yorumlarını merakla bekliyoruz !

Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza bekleriz.
Twitter, Youtube ve Google + hesaplarımızdan da bizleri takip ediniz, Seviniz bizi! Bize destek olmak isterseniz, PATREON sayfamızdan bizlere destek olabilirsiniz.
Bu arada dost sitemiz Paralel Evren Çizgi Roman Dükkanına da göz atın!


Comments to [İnceleme] Punisher: Maktullerin Hiç Mi Suçu Yok ?

  • Benim hissettiğim yorumları hisseden tek kişi sanırım bu metni yazan arkadaş, gerçekten de kayda değer çıkarımlar yapılmış.Tebrik ederim.

    Smurf 23 Kasım 2017 11:42 Cevapla

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Devamını oku:
Tonari_no-Seki-Kun
Tonari no Seki-Kun

Hangimiz orta okul/lise zamanlarında arka sıralarda kendi hayal dünyamızda zaman geçirmedik ki? 1-2 istisna olabilir...

GEEKSTRA_POD
PODCAST EP 4

Bu bölümde, 2013'ün en çok beklenen oyunlarından Injustice: Gods Among Us'ı taze taze oynamış yazarlar...

Kapat