Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

Jumanji: Vahşi Orman

“Bitirmeyecekseniz hiç başlamayın.”

1995 Aralık’ında tüm dünyaya yayılacak bir fantastik macera filmi “Jumanji“, önce beyaz perdede; sonra disklerde ve uzun süre tekrar tekrar döndürülmek üzere televizyonlarda yerini almıştı. Doksanlarda büyüyen herkesin hatırasında muhakkak yer edinmiş bir yapımdı ve başrolünde geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Robin Williams‘ın tatlı ve endişeli çehresi yer alıyordu.

Jumanji, esasen 1981 yılında Amerikalı yazar/çizer Chris Van Allsburg tarafından yazılıp çizilmiş bir çocuk kitabı. Ki kendisi Polar Express ve Zathura gibi film uyarlamalarına sahip kitapların da yaratıcısı aynı zamanda. 1995 tarihli Jumanji filminde de yazıma katkıda bulunan ve projenin içinde yer alan Van Allsburg, yazdığı çocuk kitabının filmini çekmek istememişti. Biz de bundan dolayı, orijinal eserin aksine başrolünde yetişkinlerin olduğu bir film izledik. Jumanji, gerilimli havası ve karanlık yapısıyla macerayı birleştiren, paralel evrenler ve zamanda yolculuk temasını da bu yemeğin üstüne boca eden oldukça yaratıcı bir yapımdı. Seçimlerinin gerçek dünyaya olan etkilerinden dolayı oyunu oynamayı reddetmiş, ve oyunun kutusunu bulunmamak üzere bir deliğe saklamış olan büyümüş çocukların hikayesini anlatıyordu. Biz de bu ince ince örülmüş “gerçek” insanların hikayesini bir türlü unutamadık. Ama şimdi bu filmden bahsetmiyoruz.

Bahsettiğimiz film, Amerika’da 20 Aralık 2017’de vizyona giren Jumanji:Welcome to the Jungle (Jumanji: Vahşi Orman), ya da halk arasında bilinen şekilde, Jumanji 2. Jumanji: Welcome to the Jungle, bir reboot değil, kendisine ayrıca yapılmış bağımsız bir uyarlama diyebiliriz. Film, ilk duyurulduğunda “Jumanji’yi günümüz izleyicisine uygun bir şekilde yeniden yorumluyoruz.” şeklinde açıklamalar yapılmış olsa da, kendisinin tamamen özgür bir uyarlama olduğunu size garanti edebilirim.

Şimdi Jumanji’yle ilgili tüm bildiklerinizi unutun ve beni dinleyin. Evet, hepimiz (çoğumuz?) ailecek oturup kutu oyunları oynamışızdır, fakat 1995 tarihli filmde bizi filme bağlayan en önemli unsur bu değildi, kendisi hikayesini semboller üzerinden anlatmaya çalışan ciddi bir fantastik macera filmiydi. Bu film ciddi olmaya çalışmıyor, öyle bir iddiası yok, hayatınızı sorgulatmak istemiyor; bu filmin yapmak istediği ve bence çok da iyi başardığı başka bir derdi var.

Jumanji: Vahşi Orman, bir komedi filmi; hani büyük puntolarla pazar sabahı televizyon kanallarında tercihen tok sesli bir abinin sesiyle: “Aksiyon! Macera! Komedi!”. Hah işte, aynen o şekilde. Bundan başka bir şey bekliyor idiyseniz üzgünüm, ama durun! Evet, yeni bir Jumanji bekleyenler üzüldü, ama aranızda oyun oynayanlar varsa (komik değil) sinema tarihinde bir ilke şahit olmak için heyecanlanmaları gerek. Bu defa Jumanji, bir kutu oyunu değil, bir bilgisayar oyunu. Ve bu konuda hiç şakası yok (film komedi). NPC’ler, geçilemeyen ara sahneler, oyuncuyu birlikte çalışmaya iten couch co-op unsurlarıyla şekillendirilmiş oynanabilir karakterler derken, film kendini “oyuncu” olarak nitelendiren herkesi bir şekilde yakalamayı başarıyor ve iki saat boyunca salak salak gülümsetiyor. Esprilerin bir kısmı açık bir şekilde daha küçük yaştaki izleyiciye yönelik olsa da; muazzam prodüksiyonuyla, oyuncular arasındaki garip uyumuyla, son derece iyi çekilmiş aksiyon sahneleriyle her yaştan izleyiciyi filmin sonuna kadar “daha ne görebiliriz” beklentisiyle koltuğa zımbalıyor. Kendisi de prodüksiyona el atmış Dwayne “The Rock” Johnson‘ın şahane performansı ve içine liseli kız kaçmış Jack Black‘iyle bu yılın en keyifli filmlerinden birisiyle karşı karşıyayız.

Yazılarımızı, muhabbetimizi, podcastlerimizi seviyorsanız bizi sosyal medya üzerinde takip etmeyi unutmayın. Ve şimdi bize Patreon üzerinden de destek olabilirsiniz!

Facebook | Twitter | Patreon


Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Loading...
Devamını oku:
Deadpool 2 Fragmanında Gözümüze Çarpan Referanslar!

Şaftı kaymış bir cafe şefi(Wade Wilson), ölümcül sayılabilecek bir öküz saldırısından kurtulduktan sonra, bir yandan...

Önce Barry Allen Sonra Flash!

Bu sezon Arrow'da Barry Allen'ı göreceğimizi öğrenmiştik. Hatta şuradaki haberde bir Flash dizisi üzerine çalışmalar...

Kapat