Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

Derdim Var: Bir Uyarlama Fiyaskosu Kabuktaki Hayalet

derdim var_gist

Selam gençler! Yeni bir Derdim Var yazısına hoş geldiniz. Bu Derdim Var yazısında Hollywood’un yeni uyarlama fiyaskosu Kabuktaki Hayalet yani Ghost In The Shell’den bahsedeceğim. Filmi uzun zamandır bekliyorduk. Tabi ki pek bir beklentimiz yoktu bu uyarlamadan. Yine de ben filme olan inancımı tamamen kaybetmeden, olabildiğimce pozitif bir şekilde izledim.

Sonuç: O kadar düşük beklentiyle izlememe rağmen hüsran oldu.

Peki neden?

DİKKAT BUNDAN SONRASI KEYİF KAÇIRICI BİLGİLER İÇERİR

1.Kabukta Hayalet Yok

Kabuktaki Hayalet (bundan sonra GitS diye hitap edeceğim) daha ilk anda size filmin adını söyleyen karakterler ile konuya giriş yapmaya çalışıyor. Seni sen yapan beynini, benliğini yarattığımız bu vücuda bu kabuğa koyduk. Zihnin, ruhun, beynin bu kabuktaki hayaletin kendisi diyor Juliette Binoche ablamızın oynadığı doktor karakteri.

ghostjuliette

Juliette Binoche Major’u yaratan doktorlardan biri.

Daha sonrada filmin türlü noktasında bu “hayalet” kelimesi içi oldukça boş bir şekilde sarf ediliyor. Gelin görün ki öyle iki diyalog arası söylemek ile işin felsefesini aktarmış olmuyorsun sevgili Holivud. Bu filmde kabuk var fakat onu dolduracak ne ruh var ne hayalet. Film, orijinal malzemenin beyazperdeye boş bir yansıması. Gerek karakterleri olsun gerek yaratılmaya çalışılan dünyası olsun bir GitS hayranına sunacağı yeni hiç bir şey olmadığı gibi, olanı da işleyememiş.

Ghost in the Shell from Paramount Pictures and DreamWorks Pictures.

Hologram dolu futuristik bir Tokyo’yu sürekli böyle çekimlerle görüyoruz. Ama bir şey ifade etmiyor ve bir süre sonra etkisini yitiriyor.

Görselliği özellikle IMAX izlediğinizde her ne kadar etkileyici olsa da, eninde sonunda hologram dolu bir şehir görüntüsünden öteye geçemiyor, anlam ifade etmiyor. Ana karakterin Amerikanlaştırma sürecinde çekip alınmış ruhsuz hali anlam ifade etmiyor. Ne yazık ki bu kabukta hayalet yok arkadaşlar.

2. Kabukta Hikaye Yok

GitS’in mangasını okuma fırsatım olmadı ama hem anime filmlerini hem de dizilerini izledim. Bu kadar alt metni olan, her anı dolu dolu bir malzemeden nasıl bu kadar klişe bir hikayeye vardınız valla hayranlık duydum. Filmde en basitinden ruh ve bilinç sorgulama gibi şeyler laf arası verilmiş. O da filmin adının neden Kabuktaki Hayalet olduğunu anlasın seyirci diye. Hani filme bu ismi vermişiz, ucundan yer verelim ki seyirci noluyor lan demesin. Filmde tamamen bambaşka bir konu işleniyor.

ghost-in-the-shell-2017-trailer-ed_t614

Hayalet bunun neresinde?

Aslında daha önce 1987 yapımı Robocop’ta çok daha iyisini izlediğiniz bir hikaye bu. Bir trajedi yaşayan karakterimizin beyni makine ile birleştirilir ve adaleti sağlaması için görevlendirilir. O sırada karakterimiz aslında kendisinin özgür iradeye sahip olmadığı, anılarının sahte olduğu, kapitalist sistemin bir ürünü olduğunu öğrenir ve bu sisteme karşı gelir. GitS’in en azından filmlerinden birini izlemiş olanlarınız hikayenin o kadar basit olmadığını bilir. Her diyaloğun her sahnenin hikayeye kattığı bir derinlik vardır animesinde.

a08038690bc116b5a7f135d91d0ceb1b

Efsanevi sekanstan bir şehir görüntüsü.

Sadece müziğin girdiği ve bizi şehirde gezintiye çıkartan o unutulmaz sekans bile başlı başına hikaye anlatımını destekler. Yahu animedeki o efsane sahnelerin benzerleri bile etkilemiyor. Örümcek tankla olan kapışma sahnesi mesela. O kadar etkisiz ki. Bu kabukta hikayenin ve yarattığı etkinin tırnağı yok arkadaşlar.

3. Kabukta Müzik Yok

GitS’in 1995 yapımı anime filminde, filmin atmosferinin en önemli kısmı müzik ile yapılmıştır. Müzik hem karakterleri hem içinde yaşadıkları dünyayı bize olduğu gibi aktarır. Hani bazen tek bir bakış tek bir tını çok fazla şey anlatır ya insana, GitS’te de müzik bu şekilde kullanılmıştır. Gelin görün ki bu uyarlamada ne doğru dürüst bir müzik kullanımı var ne de hali hazırda animelerde yer alan müzikleri kullanmışlar. 1995 yapımı filmin en özgün parçası film bitip de jenerik akmaya başladığında çalıyor olması gerçekten büyük öküzlük. Filmin 3 dakikasını ayırıp şu sekansı koysanız ne olurdu ey Holivud! Bu kabukta müzik yok arkadaşlar.

4. Kabukta Oyunculuk Yok, Bariz Beyazlaştırma Var

Scarlett Johannson ile ve oyunculuğu ile hiç bir derdim yok. Kendisini severim. Filmlerini de severek izlerim. Major rolü için seçildiğini duyduğumda gayet makul bulmuştum. Zira 1995 tarihli animede Major’ın Japon olduğuna dair hiç bir ibare bulunmuyordu ve hikaye aslında o kadar evrensel ki, insan izlerken böyle bir ırk ayrımına gitmiyor. Tabi bu yaptığınız beyazlaştırma diye SJW’ler hemen kıyameti kopardılar. Filmin diğer oyuncularının da çoğunlukla beyaz olması işleri daha iyiye götürmedi. Üzerine oyuncular ve yönetmenden gelen talihsiz açıklamalar filmin üzerindeki negatif havanın dağılmasına bir türlü izin vermedi. Dediğim gibi filmi izleyene kadar bu durumun abartıldığını düşünüyordum. Zira hem SJW’leri sevmem hem de  Scarlett abla gayet güzel bir Major olmuştu bana göre ve bu bilerek yapılmış bir Holivud beyazlaştırması değildi.

Scarlett-vs-Major

Scarlett Major rolünde aslında oldukça iyi bir seçim benzerlik açısından.

Lakin filmi izleyince gerçekten gördüklerime inanamadım. Ana karakterin bir Amerikalı beyaz tarafından canlandırılması bir yana, Tokyo’da geçen ve her şeyi ile Japon kültüründen beslenen bir filmde öyle saçma sapan şeyler yapmışlar ki SJW( social justice warriors)’ler ne dese az kalır. Bir kere Beat Takeshi Kitano tarafından canlandırılan Aramaki karakteri film boyunca Japonca konuşuyor, gelin görün ki geri kalan herkes İngilizce konuşuyor. Bu durum gayet komik ve acıklı bir şekilde Aramaki’nin olduğu sahnelere yansımış. Aramaki Japonca konuşuyor, Major İngilizce cevap veriyor, Aramaki yine Japonca konuşuyor. Bu ne yahu? Dalga mı geçiyorsunuz? Böyle saçma sapan bir şey olur mu? Aramaki ile konuşurken herkes Japonca konuşsun o zaman. Nedir buradaki amacın yani? Takeshi abi İngilizce konuşurken yorulmasın diye mi yaa siktir edin o Japonca konuşsun diğerleri İngilizce hem egzantirik olur diye mi düşündünüz? Bu nasıl bir gerzekliktir.

Major bu sahnede İngilizce konuşuyor, Aramaki Japonca cevap veriyor. Saçmalık.

Bunu geçtim, filmin sonunda Major’ın asıl kimliğine dair öğrendiğimiz gerçek bambaşka bir felaket. Meğerse Major aslında sisteme karşı duran genç bir Japon kızmış, evden kaçmış ve kendi gibi düşünen başka gençlerle asilik yapmış. Bu robot deneylerini yapan Hanka firması da böyle asi gençler kaybolsa kimse sallamaz deyip bunları bir güzel kaçırmış ve beyinlerini deney için kullanmış.

screen-shot-2017-02-13-at-9-09-29-am

Beyaz bedenlere koyulmuş Japon beyinler Kuze ve Major

Filmdeki güya kötü diğer karakter olan Kuze’de bu gençlerden ve Major’un arkadaşı. Yani o da Japon. Pek sevgili Holivud ana karakteri ve filmdeki neredeyse bütün karakterleri beyaz oyunculardan kurmakla yetinmemiş, bir de üstüne Japon gençlerin benliklerinin beyaz vücutlara koyularak Amerikanlaştırılması ve sistemin kölesi haline getirilmesini açık açık işlemekten kaçınmamış. Baya ağır saçmalamışlar yani. Bu kadarına da pes valla. Bildiğin SJW’lerin ekmeğine yağ sürmüşler. Bu kabukta oyunculuk yok, bariz beyazlaştırma var arkadaşlar.

Kısaca özetleyecek olursak, Kabuktaki Hayalet filmine hayalet, ruh falan bunları koymayı unutmuşlar, orijinal metinle tamamen alakasız, sığ bir film çekmişler. Bir de buna milyon dolar gömmüşler. Valla büyük başarı.

Halbuki madem bu kadar değiştireceksiniz, şu filmi tamamen Amerikan bir şekilde, Amerika’ya uyarlasaydınız ya? Tokyo değil New York’ta geçseydi, oyuncular ona göre seçilse, hikaye ona göre şekillenseydi en azından Amerikan kültürüne özgü bir şeyler barındırabilirdi içinde. Bu şekilde tamamen eğreti, neresinden tutsan elinde kalan, vasat bir uyarlamadan öteye geçemiyor ne yazık ki.

I-Am-Major-troll-03

Evet bir Derdim Var yazısının daha sonuna geldik. Film ile ilgili sizler neler düşünüyorsunuz? Beğendiniz mi? Ya da izlemeyi düşünüyor musunuz? Yorumlarınızı ister Geekstra.com’dan isterseniz Patreon.com/geekstra veya Facebook’tan iletin, konuşalım.

Hadin


Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu
Devamını oku:
geekstra_jungle-book_01-600x855
Jungle Wars!

Hollywood’da sık sık gördüğümüz bir olaydır farklı firmaların benzer dönemlerde benzer filmler ileri sürmesi (Pacific...

geek-n-drink3
Geek&Drink 01: En İyi 20 Çizgi Roman (1/2)

Adına Geek&Drink dediğimiz hikayenin tam olarak ne olduğunu şurada açıklamıştık. Burada da işin podcast ayağının...

Kapat