Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

Spider-Man Homecoming – Bir Detay Üzerine Uzun Bir Yazı

rs_1024x683-170328070742-1024.spider-man-homecoming-1.32817

Sene 1962… Ağustos’un sıcak günleri… Steve Ditko, Stan “The Man” Lee ikilisi yine iş başında. Bir radyo aktif örümcek tarafından ısırılan lise öğrencisi Peter Benjamin Parker nam-ı diğer mahallemizin yardımsever komşusu Spider-Man başrolde. Yukarıdaki ikilinin ellerinden bahsettiğimiz liseli dostumuzu içeren bir çizgi roman, bir çıkıyor pir çıkıyor, günümüze dünya üzerinde belki de en bilinen, en sevilen çizgi roman karakteri doğuyor. Detaylarını artık iki tuşa basarak öğrenebileceğimiz için karakterin tarihçesini sizin araştırmacı kimliğinize ve internetin bize vaat ettiği bol humuslu topraklara bırakıyorum.geekstra_spidey (1)Bu güzel liseli dostumuzdan dilucuyla bahsedelim biraz. Önce anne ve babasının daha sonra Ben amcasının ölümü üzerine duyduğu sorumluluklarının yanısıra, günlük hayatının her anında hissettiği psikolojik ezikliği kostümü ve Spider-Man kimliğinin altında saklayarak yenmeye çalışan içimizden bir genç. Onun için Spider-Man yoksa Peter Parker da yok.

Onun en büyük gücü Spider-Man olması, en büyük sorumluluğu da Spider-Man olması. Spider-Man kimliğini korumak için her konuyla kendi başına başa çıkabilmesi onun için çok önemli.

Bir trivia tarzında bu bilgileri vererek yazıma giriş yapayım dedim. Çünkü kurduğum cümlelerin yazımın içerisinde, özellikle bugün düşen fragmanı değerlendireceğim kısımda bir Stark Tower edasıyla yükseleceği kanaatine sahibim.

Marvel Comics 90’lı yıllarda içinde bulunduğu kriz nedeniyle, nice karakterinin sinema haklarını geleceği bir an olsun düşünmeden stüdyo stüdyo dağıtıyor. Fox geliyor mutantlar benim olsun diyor, Universal geliyor Hulk’a kancayı takıyor. Bizim Japonya kökenli Sonyciğimiz ise mahallemizin yardımsever komşusunu kanatları altına alıyor.

2000li yıllara bu Spider-Man atılımıyla giren Sony, karakteri Sam Raimi’nin ellerine emanet ederek kendisinden bir live action film çekmesini istiyor. Karakteri canlandırmak için ise günümüz genç nesline karakteri sevdiren, bu neslin karakteri içselleştirmesini sağlayan Tobey Maguire’a, canımız ciğerimiz, ilk Spidey’mize emanet ediyor.

Yıllar ilerliyor 2002-2004 yıllarında iyi bir orijin filmi ve ardından müthiş bir devam filmi –Ahtapot abiye selamlar- geliyor. 2007 yılında ise serinin nedensizce bitirilmesi sebebiyle Sam Raimi’nin tüm planlarının alt üst olmasından mütevellit maalesef ilk iki filme yakışmayacak bir 3. Film geliyor.

İlk serinin ardından Sony bir reboota kalkışarak bu sefer de Marc Webb ve kalbimizin derinliklerinde güzel bir iz bırakmış olan ikinci Spidey’miz Andrew Garfield ile ikinci bir seri geliyor. Maalesef Sony bu ikinci seriden istediği gişeyi alamamış olması nedeniyle stüdyonun godamanlarını toplayıp seriye son bir şans vermek istiyor ve serinin 2 devam filmini duyuruyorlar, tabii aynı zamanda Marvel Studios ile karakterin Marvel Sinematik Universe’e katılması konusunda görüşme içerisinde olmaları devam filmlerinin duyuruluşunun bir blöf olduğu konusunda bazılarımızı kuşkulandırıyor.geekstra_spidey (4)Ve 2015 yılında Sony ve Marvel Studios ortak bir açıklama yaparak mahallemizin yardımsever komşusunun evine, Marvel Studios’a; Captain America’ya, Iron Man’e, Hulk’a, Thor’a kavuştuğunu ve kendisini ilk olarak Captain America: Civil War’da görebileceğimizi de müjdeliyorlar. Gel zaman git zaman dostumuzu kimin canlandıracağı konusunda Geek camia ile alakası olan her forumda tartışmalar çıkıyor. Logan Lerman’dan tekrar Andrew Garfield’a, Dylan O’Brian’dan Asa Butterfield’a kadar herkesin adı geçiyor. Ancak rolü zorlu bir süreçten sonra Tom Holland adlı genç dostumuz kapıyor. Captain America: Civil War’da belki de beyaz perdede o ana kadar gördüğümüz tüm Spider-Man performanslarının üzerinde bir performans sergileyerek tüm hayranların gönlünü kazanıyor ve filmin after creditsinde kendi solo filmine doğru yelken açıyor.

Biraz uzun bir giriş yazısından sonra biraz da geç olsa ana konumuza gelmeyi başarıyoruz. Sabrınız için teşekkürler. Bugün elimize, yazının başından beri bahsettiğimiz dostumuzun Marvel Cinematic Universe semalarında yer alan ilk solo filminin ikinci fragmanı düştü (izlememiş olan arkadaşları buraya alalım).

Yukarıda bahsettiğim Sony’nin ellerinden çıkmış (özellikle ilk seri olmak üzere) iki serinin de, o sevdiğimiz bildiğimiz Peter’ın karakterizasyonlarını yansıtamadıklarını düşünüyordum. Ne kadar iyi olsalar da ne kadar Peter olsalar da Peter’ın parçası hep bir eksikti. Yine en büyük korkum bir reboot serisinde, yine aynı hatalara düşülüp Peter’ın karakterizasyonunda bozulmalar olacak olması ve bunların beni ve özellikle koyu Spider-Man fanlarını üzecek olmasıydı. Bana bu korkuyu yaşatan neydi biliyor musunuz? “Stark, Peter’ı kollarının altına alacak, Peter Stark’ın pahalı oyuncaklarıyla filmin villainlarını yenecek, güle oynaya sırt sırta verip Infinity War’a baba-oğul olarak yol alacaklar” izlenimiydi.

Ancak bugün aldığımız fragmanda bir şey gördük. Bu fragmanda gönlümüzün derinliklerine bir tohum ekildi. Ne miydi o tohum? Bahsettiğim konuda benim gibi rahatsız olan kitleleri bir tık da olsa rahatlatacak olan bir sekans verdiler. Stark’ın Peter’a “uslu dur yoksa kostümü alırım” şeklinde atar yaptığı ve bunun karşılığında Peter’ın kostümü teslim edip, büyük ihtimalle filmin final sekansı olacak olan uçak sekansında kendi yaptığı kostümle mücadele ediyordu.geekstra_spidey (2)Bu ne kadar önemli biliyor musunuz? Bazı karakterlerin bazı özellikleri vardır, bunlar değiştirilemez, bunların değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Mesela Batman öldürmez, mesela Superman insanlığa verdiği umudu kaybetmez, mesela Green Arrow Batmanvari somurtmaz, Thor metroya binmez… İşte Spider-Man için de bu özellik yukarıda bahsettiğim gibi şudur : Spider-Man, 55 yıldır “kişisel çaba”dir. Spider-Man kendi işini kendi yapar, kimseye muhtaç olmamaya çalışır. Spider-Man başkasına ait pahalı oyuncaklarla gezmez, Spider-Man kendi emekleriyle yaptığı hurdalarla işini halleder. Sen bu özelliği Spidey’den alırsan elimizde ne kalır? Spider-Man budur, onu böyle kabul edin, onu böyle sevin ve böyle izleyin.

Yazan : ModernMyth


Comments to Spider-Man Homecoming – Bir Detay Üzerine Uzun Bir Yazı

  • O halde darısı Wolverine’n başına.

    Sonsuz 30 Mart 2017 17:11 Cevapla
    • Wolverine’in durumunu biraz farklı görüyorum. Hugh Jackman’ın Wolverine’i beyazperdeye Logan’ın orijinal karakterizasyonunu ve özellikle askeri taktiksel zekasını bir türlü yansıtamamış olsa da bir şekilde kendisini sinema seyircisine içselleştirmeyi başardı. Ancak ne Andrew Garfield’ın ne de Tobey Maguire’ın bunu, kendi çerçevemden bakınca başarabildiğini pek düşünmüyorum. Gerçi kendilerine ayırılan sürenin Hugh Jackman’a ayrılan süreyle karşılaştırılamayacağı gibi bir gerçek var ki bu faktörün de ne kadar etkili olabileceği konusunda buraya bir şey yazmama gerek olduğunu pek sanmıyorum.

      ModernMyth 30 Mart 2017 23:35 Cevapla
      • Ben daha çok MCU tarafından çevrilen X-men ve Wolverine istiyorum, şahsen Wolverine’den ziyade biz Hugh Jackman izledik ve sevdik ama artık son bulduğuna göre umarım bir mucize olur da bütün Marvel evreni kendi gerçek sahibine döner. Tamam Sony ya da diğer hak sahiplerine haksızlık yapmayayım ilk Spider-Man serisi ve X-Men’lerle hayal edemeyeceğimiz dönemler yaşadık ama MCU geldi ve geçti, gerçekten çizgi romanı gerçek hayata yansıttı adamlar ve sırıtmıyor.

        Sonsuz 31 Mart 2017 14:47 Cevapla

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu
Devamını oku:
RISING STARS 01 C1C4.indd
Rising Stars’ın Film Hakları MGM’de

Deadline’ın haberine göre J. Michael Straczynski’nin Rising Stars çizgi romanının film hakları MGM tarafından alındı...

arcade
SOKAKTA ARCADE KEYFİ

Arcade dediğimiz şeyin sanırım tam Türkçe karşılığı yok. En yakını zamanın Atari konsolundan kaynaklı dilden...

Kapat