Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

[Infinity War’a Doğru] MCU Maratonu – Hafta II: The Incredible Hulk

Infinity War’a doğru geri sayım devam ederken, haftalık MCU filmleri maratonumuza devam ediyoruz. Iron Man ile evrene giriş yaptık, bu hafta ise, haklı veya haksız, üzerinde en az durulan MCU filmi var karşımızda: THE INCREDIBLE HULK

The Incredible Hulk, MCU’nun üvey evladı durumunda. Ben bunun kalitesinden ziyade, devamlılık açısından sinematik evrenin en az etki edici filmi olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Bruce Banner’ın karakter olarak filmin başı ile sonu arasında bulunduğu noktada çok fazla bir fark olduğunu söyleyemeyiz. Sinematik evren ile en büyük direkt bağlantısı olan Tony Stark’lı son sahnesinin de görebildiğimiz bir devamı yok. Tabii karakteri oynayan aktör de artık devam etmiyor. Fakat bu demek değil ki, film kötü veya gereksiz. Kesinlikle kusursuz değil fakat ben The Incredible Hulk’ın, MCU’nun en çok hakkı yenen solo filmi olduğunu düşünüyorum. Bunun en büyük nedeni de anlatılanın bir gelişim veya kahramanlık değil, trajedi hikayesi olması.

bscap0003

Karakter işlenişlerine geçmeden önce filmin aldığı en doğru kararlardan birisi ile başlamak istiyorum: Orijin hikayesinin jenerik ile anlatılması. Bu o kadar yerinde bir karar ki. Çünkü Hulk orijin hikayesi, bir noktada bir Hulk filmidir. Bu film ise ismine nazaran, bir Bruce Banner filmi. Bu yüzden orijinin bu şekilde geçiştirilmesini çok yerinde buluyorum. Fakat bu geçiştirme, orijinin içi boş bir şekilde geçildiği anlamına da gelmiyor. Film boyunca orijin aracılığı ile MCU evrenine doğrudan bağlantılar yapıldığını da görebiliyoruz. Bruce Banner’ın bilinçli olmadan Captain America süper serumu üzerine çalıştırıldığı ve bu süreçte yaşanan bir gama deneyi kazası sonucunda yeşil devin ortaya çıkması bunların en göze çarpanı tabii ki de.

bscap0009

Film bu kazanın 5 sene sonrasında geçiyor. Bu kaçış süreci içerisinde peşine düşenleri atlatan Bruce’u, Güney Amerika varoşlarında düşük profilli bir yaşam sürdürüp adrenalin seviyesini kontrol altına almaya çalışırken, bir yandan da kalıcı bir tedavi arayışı içerisinde görüyoruz. Burada fark edilen ilk şey de, 1970’lerdeki tv dizisinin o ikonik jenerik müziğinin de ismi gibi, Bruce’un yalnız bir adam olduğu.

Bu noktada Edward Norton’dan da bahsetmek gerek. Bu biraz tartışmalı olabilir ama bana kalırsa karakterin şimdiye kadar en doğru ele alınan hali bu Edward Norton’lı versiyon. Mark Ruffalo’nun Banner’ı, içinde bulunduğu filmlerin de etkisiyle bana pek çaresiz, mahçup veya trajik bir karakter gibi gelmedi hiç. Edward Norton’nın performansını da gayet yeterli buluyorum. Hatta şöyle bir şey de fark ettim: Karaktere The Incredible Hulk özelinde Bruce, diğer MCU filmleri özelinde ise Banner diye hitap etmeyi tercih ediyorum. Bunun nedeni de bu filmin karakteri daha empati kurulabilir bir şekilde ele almasının payı var diye düşünüyorum.

bscap0013

 

Film, karakterin başta bahsettiğim bu izole yaşantısına da akla yatkın bir yolla çomak sokuyor. Çalıştığı fabrikada başına gelen ufak bir parmak kesiği. Bu şanssızlığın ardından da Stan Lee’nin en önemli, yanılmıyorsam bir filme en direkt etki ettiği keyifli cameosu ile karşılaşıyoruz. Bir gazoz için yaktın adamın başını be Stan!

 

bscap0030

Tabii bütün bu kovalamacanın bir de karşı tarafı var. Sinematik evrende bu filmin ötesinde de görebildiğimiz tek oyuncunun canlandırdığı karakter, General Sarı Bıyık Ross. Ki bunu hak eden bir karakter olduğunu da belirtmek lazım, kendisi bu filmin en kuvvetli taraflarından birisi. Thunderbolt The Ultimate Kayın Peder’in Bruce’a karşı hem kişisel, hem de profesyonel bir garezi var. Süper asker serumunu gizlice deneyin bir parçası haline getiren, ortaya çıkardığı yaratığı silah olarak kullanmak isteyen, bu uğurda gözünü sonuna kadar karartmaktan kaçınmayan bir karakter, hedefi ile arasına kızı bile girse. William Hurt’ün de performansıyla, karizmasıyla karaktere çok şey kattığı bir gerçek.
bscap0026

Ross’un ekibi ile Bruce arasında geçen çatı kovalamacası, fabrikaya ulaştıklarında birden ton değiştiriyor. Sanırım Hulk’ı izlerken en fazla keyif aldığım hali de onun gerçek bir korku filmi canavarı olarak görebildiğimiz, olayları Hulk’ın değil, kurbanın gözünden takip ettiğimiz anlar. Bunu sinematik evrende şimdiye kadar sadece iki kere görebildik. İlki burada, diğeri de Avengers’ta ilk dönüşümü sırasında. Bunun bu film özelinde sağladığı bir avantaj daha var, karakteri gün ışığında ne kadar az görebilirsek etkisi o kadar artıyor. Nedeni de, Hulk’ın CGI’ının bu filmde pek iyi olmaması maalesef. Bu yüzden karakteri olabildiğince saklamak, seyir keyfini gerilim üzerinden vermek daha uygun bir tercih bana kalırsa. Keşke filmin devamı için de bu şekilde bir karar alsalarmış, en azından son karşılaşmaya kadar.

bscap0038

Bunun yanı sıra, Hulk’ın tasarımı da daha sonra gördüğümüzden biraz farklı bu filmde. Daha insansı bir fiziğe ve tavra sahip. Edward Norton ile de görsel olarak uzaktan yakından bir benzerliği olduğunu da söyleyemeyiz. Motoin capture tekniği kullanılmadığı için beklenen bir durum bu, ama iki farklı karakter gibiler neredeyse bu filmde. Karakterin aksiyon olarak da film boyunca idare eder ele alındığını ve özellikle bazı kısımlarda gücünü fazla kıstıklarını düşünüyorum. Sonuç olarak durduğum nokta, The Incredible Hulk Bruce Banner’ı ve The Avengers Hulk’ı sanırım benim.

bscap0046

Aksiyonun genellikle etrafından döndüğü, filme yan karakter olarak başlayıp, ana kötüye dönüşen Blonsky karakteri var bir de. Tim Roth’un kendisine verilenler ışığında iyi bir iş çıkardığı düşünüyorum. Güce ve rekabete takıntılı, bağımlı bir asker olarak görevini gayet yeterli bir şekilde yerine getiriyor, en azından filmin son bölümüne kadar.

bscap0093

Abomination bu film için tamamen bir fiziksel tehdit unsuru. Hulk ile aralarındaki karşılaşma yer yer keyifli olsa da MCU’nun Iron Man ile başlattığı 3. act yavanlığı bu filmde de devam ediyor. Ki kendisinin de fazla kolay bir şekilde alt edildiğini düşünüyorum. Tekrar izledikçe daha net farkına vardım, ismi The Increbile Hulk olan bir yapım için de kulağa garip geliyor olabilir, bu filmin en beğendiğim kısımları Hulk’ın net bir aksiyon içerisinde olmadığı anlar genellikle.

bscap0032

Geldik filmin en önemli dinamiğine. Bu kısmı sona saklamak daha doğru geldi açıkçası. Daha önce de bahsettiğim gibi aslında, Betty Ross, The Incredible Hulk filminin hakkının yenilmesinin vücut bulduğu karakter belki de. Betty, bu filmde Bruce’un geri kalan dünyayla olan yegane bağ görevini görüyor. Meslektaşı, en iyi arkadaşı, hayatının aşkı. Bunların yanında, ana düşmanı ile de aralarında daha karmaşık bir ilişki doğuruyor bu birliktelik. Liv Tyler’ın Edward Norton’la olduğu kadar William Hurt ile de kimyasının oldukça iyi tuttuğunu söyleyebiliriz.

bscap0060

İşin bir diğer tarafı, Hulk ile de kimyaları gayet iyiydi. Black Widow ile deneyip, bana kalırsa başaramadıkları Hulk ilişkisinin, bu film hali hazırda altından kalkmıştı. Bu etkileşimi tekrar görememek üzücü gerçekten. Bütün bunlar göz önüne alındığında Bruce Banner için, sonradan vazgeçilmesi son derece hatalı bir dinamik bu bana kalırsa.

bscap0072

bscap0092

 

Filmi sinematik evrende farklı kılan en önemli yönü de tonu diyebiliriz. MCU’nun yapı taşlarından birisi olan mizah, bu filmde az fakat gayet öz kullanılıyor. Mr Blue a.k.a. Samuel Sterns a.k.a. Leader karakterinin son derece bencil bilimsel heyecanı bu yöne katkı veren en büyük öge filmde. Bruce’un öfke kontrolü üzerinden dönen küçük anlar da oldukça keyifli. Ama dediğimiz gibi, az ve öz. Ki filmin ana teması da zaten bunu gerektiriyor.

bscap0063

En başta dediğimiz gibi, bu aslında büyük bir gelişim hikayesi değil. Baktığımız zaman ana karakter filmin başı ile sonu arasında büyük bir değişime maruz kalmıyor. Bunun yerine bu film Bruce Banner olmanın nasıl bir şey olduğunu, yer yer sorunları olsa da eli yüzü düzgün bir şekilde anlatmaya çalışıyor. Kendisi hala kaçak, hala lanetinden kurtulabilmiş değil, hala dönüşümün sancılarını atlatabilmiş değil ve hala sevdiği kadın ile birlikte değil. Bu filmde tek gelişim gösteren karakter Hulk aslında. Bruce zorunda kalındığında, kendi istediği ile dönüştüğü zaman tam kontrol edemese bile, Hulk’ın belirli bir hedefe yönlendirilebileceğini fark ediyor. Bu da bu film için yeterli aslında.

Sonuç olarak The Incredible Hulk, MCU içerisinde gayet yeterli, farklı bir tat olarak kalmaya devam ediyor benim için. Uzun bir süre daha Hulk solo filmi göremeyecek olmamızın nedeni de bu filmin hakkının yenmiş/yeniyor olması aslında biraz da. Gelin bu algıya bir son verelim? Ya da vermeyebiliriz de. Ama iyi düşünün!

 

Ek notlar/Easter Egg’ler:

  • The Avengers’da Black Widow’un Bruce Banner’a SHIELD için “Seni hep takip ediyorduk fakat mesafemizi koruduk.” sözünün kaynağı, Nick Fury ile birlikte filmin jeneriğinde geçiyor.
  • Abomination’ın bir hapishane tutulduğunu, Marvel’ın çıkardığı The Consultant kısa filminden biliyoruz. Bunun Civil War’da gördüğümüz, okyanusun ortasındaki Raft hapishanesi olduğu daha sonra yazarlar tarafından da ima edildi.
  • MCU patronu Kevin Feige, Leader karakterlerinin hala sinematik evrende yer aldığımı ve hala bir yerlerden çıkabileceğinden bahsetti.
  • Filmin jeneriğinde Hulk çizgi romanlarından tanıdığımız Rick Jones ve Leonard Samson karakterlerinin easter egg’leri bulunuyor.
  • Süper asker serumunun tutulduğu kapsülde Captain America The First Avengers filminden bildiğimiz, serumun yaratıcısı Dr. Reinstein’ın adı yazıyor.
  • Filmde Hulk’a zor anlar yaşatan Sonic Cannon’lar, Stark endüstrisi ürünleri.

Siz ne düşünüyorsunuz? The Incredible Hulk’ın hakkı yeniyor mu? Sizin Bruce Banner/Hulk’ınız kim?

 

Aşağıdaki yorum kutusunda düşüncelerinizi paylaşabilir, Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza katılabilir, bizi FacebookTwitter ve Instagram adreslerimizden de takip edebilirsiniz.

 


Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Devamını oku:
Bazı Kediler Çok Güzel: Black Cat Cosplay

Bugünkü konuğumuz Black Cat, nam-ı diğer Felicia Hardy. Black Cat'i sevmek için bir kedisever olma...

AMY ACKER

Bu aralar bi Joss Whedon restrospect'i yapıyorum. Firefly ile başlayıp Serenity, Dr. Horrible's Sing along...

Kapat