Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

[Infinity War’a Doğru] MCU Maratonu – Hafta VII : Iron Man 3

Infinity War’a doğru geri sayım devam ederken(son 66 gün!), haftalık MCU filmleri maratonumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. İlk büyük event’i geride bıraktık, sırada sinematik evrenin ilk üçlemesinin son ayağı var: Iron Man 3!

Iron Man 3, MCU’nun en kutuplaştırıcı filmlerinden birisi. Bu bana kalırsa filmin iki ayrı amacı ve izleyicilerin de filme karşı iki ayrı bakış açısı olmasından kaynaklanıyor. Iron Man 3 aynı anda hem bir MCU, hem de bir Shane Black filmi olmaya çalışan bir yapım. Fakat ikisini aynı anda başaramadığı için, filmin kendini sevdirmek için de nefret ettirmek için de çok fazla neden ortaya çıkarmasıyla sonuçlanıyor bu durum maalesef.

Filme de ismini veren ana karakter özelinde bakacak olursak; Iron Man 3, çok derinlerinde “Benim rolüm sadece demir bir kıyafet giyip kötülerle savaşmak değil. Ben kıyafetimden ibaret değilim. Daha fazlasını yapabilirim.” motivasyonunun ilk adımına sahip. Fakat bu düşünce, bu filmde eylem olarak herhangi bir varlık gösteremiyor. Bu eksiklik MCU devamlılığı içinde filmin varlığına yazılabilecek bir eksi.

Bunun yanı sıra film, Tony Stark’ın The Avengers tecrübesi sonrasında yaşadığı PTSD(travma sonrası stres bozukluğu) üzerinden de gitmeye çalışıyor. Aslında bu tam da Shane Black’in kendi tarzını yansıtabileceği kısımlar. Ki filmin en başarılı olduğu yerler de odağın bu olduğu anlar zaten. Fakat bu PTSD arc’ının filmin hikayesi ile karşılıklı bir etkileşimi yok. Yan bir konu sadece.

Soru şu: Tony Stark bir PTSD yaşıyor olmasaydı bu hikaye akışı ne kadar değişirdi?

MCU devamlılığında değerlendirdiğimiz zaman sorun da burada aslında. Tony Stark’ın PTSD’si daha makul ve akla yatkın bir şekilde Age of Ultron’da kendini gösterdi aslında. Bu yüzden bu filmin bütün diğer kusurlarının yanı sıra, işlediği ana karakter üzerinden Marvel Sinematik Evreni’ne kattığı neredeyse hiçbir şey yok. Bu yüzden Iron Man 3, başarısız bir MCU filmi.

Nasıl bir Shane Black filmi olduğu ise bizi filmin en çok dikkat çeken tercihine götürüyor: Mandarin. Öncelikle şunu aradan çıkarmak istiyorum. Ben Mandarin twistini beğendim. Ve neden bunun, filmin yaptığı hem en iyi, hem de en eksik tercih olduğunu açıklamak istiyorum.

Mandarin, özellikle ilk dönem Iron Man çizgi romanlarının baş kötüsü, karakterimizin tarihinin en azılı düşmanı. Fakat bana kalırsa kabullenmek gerekiyor ki, Mandarin sonuna kadar klişe ve basmakalıp bir karakter. Kendisini temelde özel yapan çok fazla şey yok. Günün sonunda motivasyonu güç budalalığı ve Iron Man’in teknolojisine mistik bir rekabet sunmaktan ibaret bir karakter. Mandarin’i filmde, çizgi romanlardaki gibi ele alsalar karşımıza Malekith gibi bir şey çıkma olasılığı çok yüksek. İyi bir uyarlama yapılamaz demiyorum, aynı şekilde yansıtılırsa sonuç büyük ihtimalle hüsran olur.

Shane Black de benim gibi düşünüyor olacak ki, Mandarin üzerinde bir değişikliğe gitmiş. Karakteri bir kişiliğe büründürmek yerine bir korku simgesine dönüştürmüş. Ben bunun son derece zeki ve yaratıcı bir tercih olduğunu düşünüyorum. Terörizmin farklı amaçlar uğruna, ilgi ve algı odağını belirlemek için kullanılması; kelimesi kelimesine, kameranın arkası ve önünün çok farklı doğruları olduğuna değinilmesi benim Iron Man 3 filminden beklemediğim bir yaklaşımdı açıkçası. Bununla birlikte, Ben Kingsley’nin de harika bir aktör olduğunun altını çizmek gerek sanırım. Kendisini hem Mandarin hem de Trevor Slattery hallerinde görmek, çok farklı sebeplerden ayrı ayrı keyif. Buraya kadar her şey kusursuz bana kalırsa.

Fakat problem de buradan sonra başlıyor aslında. Sorun Mandarin’i denklemden çıkarmaları değil. Belirttiğim gibi, bu tercihin arkasında yatan neden ve yapılış şekline bayıldım. Sorun onun yerine ne koydukları. Ve evet, yerine koyulan şey hiç ama hiç tatmin edici değil maalesef. Ne yaptıkları tercih kadar incelikli veya yaratıcı, ne de bize yalan yolla gösterdikleri figür kadar etkileyici. Guy Pearce’ı ne kadar sevsem de, Aldrich Killian karakteri benim adıma bu filmin en büyük hayal kırıklığı.

Karakter tamamen sığ bir intikam ve hayal kırıklığı temeli üzerinden şekillenmiş. Şapşal ve nerd karakterimiz, hayran olduğu kişi tarafından hayal kırıklığına uğratılır ve 15 sene içerisinde dünyanın en büyük terörist oluşumunun arkasındaki kişi olur. Amacı ne? Motivasyonu ne? Yetisi, becerisi ne? Bunların hiçbirinin tatmin edici bir cevabı yok. Klasik, güç peşinde koşan budala bir karikatür kendisi.

Bu faciadan da sadece Shane Black’i sorumlu tutmuyorum aslında. Filmin ana kötüsünün Rebecca Hall’un oynadığı karakter olacağı, fakat o zamanın Marvel baş yetkilisinin (Isaac Perlmutter) kadın bir kötünün böyle bir filmde işlemeyeceğini belirtip, değiştirilmesine karar kıldığı daha sonradan ortaya çıkan bir durum. Yazık. Gerçekten yazık. Bunun üzerine denilebilecek çok fazla şey de yok aslında. Aldrich Killian karakteri kötü yapılmış bir yama. İlk Iron Man filmindeki Obadiah Stane karakterinin kötü bir versiyonu. Ve bu değişiklik senaryonun dağılmasına ve ikna ediciliğinin düşüklüğüne de sebep olmuş bana kalırsa.

Evet, filmle ilgili beni en çok hayal kırıklığına uğratan şey ana kötü karakter olsa da, en çok rahatsız eden şey hikayenin ilerleyişindeki saçma sapan anlardı. Büyük bir iddia olabilir ama bana kalırsa, Iron Man 3 MCU’nun en akla yatmayan filmi.

Öncelikle, Extremis’e sahip kişiler Iron Man zırhını yüksek derece sıcaklık ile birden devre dışı bırakabiliyor. Bu fazla ucuz bir yöntem değil mi? Özellikle de War Machine’in ele geçirildiği kısımda tek bir el sıkışma ile bütün zırhı etkisiz hale getirmek fazla ucuz kaçıyor.

Extremis aynı zamanda zihin kontrolü de mi sağlıyor? Neden eski gaziler, birden çizgi film kötü adamına dönüşmüşler? Bunun bir nedeni var mı? Tek neden sadakatleri mi? Para mı?

Killian’ın neden Tony Stark’a ihtiyacı var? Adam bütün ülkenin yayınlarına sızabiliyor, bütün bu araştırmaları karşılayabiliyor, Amerikan başkanının telefonuna kadar ulaşabiliyor. Her yerde bağlantıları var? E hiçbir şey yapmasa bile dünyayı ele geçirmiş neredeyse zaten.

Amerikan başkanı demişken, koskoca başkan yardımcısının SHIELD’da tek bir tanıdığı yok mu? Kızına robotik bir bacak yaptırtamıyor mu? O kadar mı umutsuz?

Iron Man zırhı bu filmle beraber neden hurdaya döndü? Iron Man zırhı daha ilk filmde tank füzesine dayanmış, The Avengers filminde de uzaylı teknolojisi karşısında mücadele edebilmişti. Tamam, pratiklik güvenlikten feragat gerektiriyor fakat yine de bu hurdalaştırma tercihi karşılaşmaları inanılmaz ucuzlaştırıyor.

Ayrıca en büyük saçmalık, Tony Stark’ın bu filmde tam bir ahmağa dönüştürülmesi. Kendisinin evi dışında hiçbir yerde yedek zırhı yok. 40 tane zırhı var ve hepsi aynı yerde. Ayrıca zırhlarına sadece tek bir ulaşım yolu var. Bu yetmezmiş gibi basına karşı açık açık bir teröriste meydan okuyor, adresini veriyor fakat en ufak bir koruması veya önlemi yok. ŞAKA MI BU? Tony Stark’ın evine saldırı düzenlemek bu kadar kolay mı? Yaratıcı mı bu? Kimse Tony Stark’a evinde saldıramaz demiyorum. Bunun zor bir şey olduğu fakat buna rağmen başarıldığının gösterilmesi daha uygun değil mi? Bu durum filmde yaşanan aksiyonun bütün heyecanını söküp atmıyor mu? Daha önceden eve sızsalardı, güvenliğini içeriden delselerdi bari en azından. Eve füze atıldığını televizyon yayınından fark ediyorlar ya. YUH. Bir de tamam hadi saldırıya uğradı diyelim, madem “House Party” gibi bir protokolü var neden eve yapılan saldırı sırasında Jarvis’e ulaşır ulaşmaz uygulamıyor bunu? Niye silahı olmayan prototip zırh ile saldırıyor helikopterlere? Tony Stark geri zekalı mı? Bir de utanmadan Pepper gidelim buralardan deyince “Seni başka yerde koruyamam.” dedirtmişler karaktere. Daha kendi evinde korumak için önlem almamış ki, ne fark edecek?

Malikane saldırısı MCU’nun açık ara en kötü 5 dakikası. Açık ara.

Film bir MCU filmi olarak ciddiye alınarak izlendiğinde bütün bu kusurları yüzeye çıkıyor. Fakat bir Shane Black filmi olarak izlendiğinde, çok iyi yaptığı şeyler kendini daha çok öne plana çıkarma şansı yakalıyor, böylelikle yeterince eğlenceli bir aksiyon/komedi filmi de olabiliyor.

Ben Iron Man 3’ü bir MCU filmi olarak kötü, bir Shane Black filmi olarak da “eh işte” buluyorum.  Filmi her tekrar izleyişimde de nasıl bir yaklaşım sergilediğim aldığım keyfi direkt olarak etkiliyor. Sanırım günün sonunda Iron Man 3, izlerken bazen yer yer keyif alsam da, üzerine düşünmekten pek hoşlanmadığım bir film olmaktan öteye gidemiyor.

EK:

 

  • Filmin müzikleri gayet iyi, Özellikle de Iron Man ana tema ve credits müziği.
  • Iron Patriot üzerinden dönen geyik iyiydi.
  • Herhangi bir zırhın kendi kişiliği olması hoşuma gidiyor. Mark 42’nun da bir nevi ilk filmlerdeki Dummy robotunun zırh versiyonu gibi olması çok hoşuma gitti burada da.
  • Tony’nin Harley ile etkileşimi hoştu. Bu filmde çocuğa çocuk olarak davranmayıp, daha direkt ve sarkastik bir tavır takınıyor. Daha sonraki filmlerdeki Peter Parker ile etkileşimine baktığımızda ise aradaki farkı ve karakterin gelişimi fark edilebiliyoruz aslında. Arada yaşadığı olayların onu nasıl değiştirdiği ufak da olsa gözler önüne seriliyor.
  • “I AM THE MANDARIN” bir MCU karakterinin dediği en kötü replik.
  • Pepper’ın ölümü, geri dönüşü ve günü kurtarışı MCU’daki en zorlama ve gereksiz twist
  • Filmin sonunda 41 adet Iron Man zırhı görmek, akla ilk geldiği kadar olmasa da güzel
  • Mandarin karakterine ölüp bitmesem de, Marvel’ın daha sonra çıkardığı one-shot ile karakterin aslında hala evrende yer aldığını onaylaması takdir edilesi.

Bu All Hail The King kısa filmi de en az film kadar eğlenceli. Tamamını izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Siz ne düşünüyorsunuz? Iron Man’e bir MCU mu yoksa bir Shane Black filmi gözüyle mi bakıyorsunuz? Bir Iron Man zırhına sahip olsanız şifrenizi ne koyardınız? Aklınızda WARMACHINEROX’dan daha havalı bir şifre var mı?

 

Aşağıdaki yorum kutusunda düşüncelerinizi paylaşabilir, Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza katılabilir, bizi FacebookTwitter ve Instagram adreslerimizden de takip edebilirsiniz.


Comments to [Infinity War’a Doğru] MCU Maratonu – Hafta VII : Iron Man 3

  • İyi bir değerlendirme olmuş, filmde bana göre eh işte kıvamında diyebilirim.Çok daha fazlasını beklerdim ben bir üçlemenin finali olarak.Bu arada haftaya The Dark World var, şimdiden kolay gelsin 😀

    Merve Çulha 20 Şubat 2018 22:51 Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Loading...
Devamını oku:
Captain Marvel Haberleri! Oyuncu ve Yönetmen Adayları

Room filmini izlemiş miydiniz? Bu senen en iyi kadın oyuncu Oscarı’nı Brie Larson almıştı. Filmi...

Sinister Six ve Venom Filmleri Spiderman 4 filminden Önce Vizyona Girecek

Daha önce şurada Sony’nin Sinister Six ve Venom projelerinden bahsetmiştik. Den of Geek ile yapılan...

Kapat