Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

[Infinity War’a Doğru] MCU Maratonu – Hafta VI : The Avengers

Infinity War’a doğru geri sayım devam ederken(son 75 gün!), haftalık MCU filmleri maratonumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tekil filmleri geride bıraktık, sırada bütün bu uğraşların asıl nedeni var: The Avengers!

Evet, The Avengers çizgi roman filmleri ve sinema dünyasını değiştirdi. Paylaşılmış evren tanımını sinemada popüler hale getirip, uzun soluklu ve yayılmacı hikaye anlatımını perdelere taşıdı. Gelmiş geçmiş en çok gişe yapan çizgi roman filmi, genelde de en çok gişe yapan 3. film oldu. Bu filmden bahsederken bütün bunları dile getirme zorunluluğu var sanki biraz. Bu güne kadar bu filmin etkisi ve önemi üzerine sayısız şey yazıldı, çizildi ve hala da devam ediyor vesaire vesaire vesaire vesaire…

Ben, sadece, The Avengers filminin benim için neden gelmiş geçmiş en başarılı çizgi roman filmi olduğunu anlatmak istiyorum. Buna da, bana kalırsa bu filmin kendi alanında en başarılı yaptığı şey ile, karakter etkileşimi ile başlamak gerek sanırım.

Karakter Etkileşimi

Çizgi roman, daha doğrusu süper kahraman çizgi romanı demek, benim için öncelikli olarak karakter etkileşimi demek. Okurken veya izlerken, herhangi bir platformda tüketirken, bu içeriğin en fazla keyif aldığım yanı, bu devasa karakterlerin birbirleri ile girdiği diyaloğa, iletişime, temasa; kısacası aralarında geçen her türlü etkileşime şahit olmak.

The Avengers filmi de her şeyden önce, karakter etkileşimleri üzerine kurulu olan bir film. İçinde aksiyon, özel efektler, hikaye akışı, müzik vs. tabii ki de var ve bunları da çok iyi bir şekilde yapıyor zaten, fakat bunların birlikte işlemesini sağlayan en büyük parça, bu karakter etkileşimlerinin ikna ediciliği. Filmi her izleyişimde (ki bu sayı itiraf etmekten biraz çekindiğim kadar fazla) bunu daha da çok takdir ediyorum.

 

Tony Stark ile Steve Rogers, Thor ile Hulk, Nick Fury ile Steve Rogers, Black Widow ile Loki, Coulson ile Steve Rogers, Tony Stark ile Bruce Banner, Thor ile Loki, Black Widow ile Hulk, Black Widow ile Bruce Banner, Nick Fury ile Loki, Iron Man ile Thor, Hulk ile Loki, Black Widow ile Hawkeye, Tony Stark ile Loki…

(Grup dinamiklerini saymıyorum bile)

The Avengers kelimenin tam anlamı ile bir karakter etkileşimi hazinesi. Bu alanda yanına yaklaşabilen bir film olmadı şu ana kadar. İçinde daha fazla karakter bulunduran çizgi roman filmleri tabii ki de çıktı, fakat hiçbiri ne bu kadar çeşitli ne de bu kadar tadında sunabildi bunu. Bu etkileşimlerin özgünlüğü ve akılda kalıcılığının yanı sıra birkaçı hariç, ki onlara da yeni bir boyut kazandırılıyor, geri kalan bütün bu dinamikler ilk defa bu filmde oluşturuldu. Anlaşmazlıklar, çekişmeler, arkadaşlıklar, düşmanlıklar, ego savaşları, akıl oyunları, hayranlıklar ve benzeri etkileşimler bu filme hayat veren en önemli ögeler. Bunun sağlanmasında en önemli faktör de doğallık. Bütün bu etkileşimler, bu hayali evreni anlatan bu fantastik hikayenin içinde olası geliyor insana. Zorlama veya akla yatmayan herhangi bir şey göze çarpmayınca da geriye sadece bu keyifli etkileşimlerin keyfini çıkarmak kalıyor. Oyuncular arasındaki inanılmaz kimyanın ufak etkisini atlamamak lazım tabii.

Karakter Gelişimi

Karakter gelişimi, The Avengers’ın hakkının pek yeterince verilmediğini düşündüğüm taraflarından birisi. Bu filmde çoğu karakter öyle ya da böyle bir değişimden geçti. Loki villain’lığı sonunda tamamen benimsedi, Nick Fury dizginlerden elini çekip işi başkalarına bıraktı, Coulson öldü vs. Fakat bana göre, aralarından en çok 3 tanesi öne plana çıktı:

Iron Man

Steve Rogers’ın filmde Tony Stark hakkında söylediği bir şey vardı. “Sen kahraman değilsin.” Bu açıkçası doğru. Tony Stark ilk iki filmde sadece kendi yol açtığı sorunlarla ve kişisel problemlerle uğraştı, bu yönde bir savaş verdi. The Avengers, Tony Stark’ın kahraman olduğu film oldu. İlk defa kendisi ile ilgili olmayan bir konuda fedakarlıkta bulundu. Belki de ilk defa IRON MAN oldu.

Captain America

Şimdi dönüp baktığımızda, Steve Rogers’ın The First Avenger’dan başlayıp Civil War’a doğru giden yolculuğunda The Avengers’ın rolünü daha rahat fark edebiliyoruz bana kalırsa. Bu film, Steve Rogers’ın otoriteyi sorgulamaya başladığı ilk film. Tony Stark’ın umursamaz ve meraklı tavırları, SHIELD ve Fury’nin gizli planları, yalanları ve kitle imha silahlarına uydurdukları mazeretler Steve Rogers’ın alışık olmadığı bu modern dünyada, daha önce pek fazla ihtiyaç duymadığı bir şüphe hissinin uyanmasına sebep oldu. Filmde bu gelişim çok fazla ön planda değildi, doğru. Fakat Cap’in Winter Soldier’daki duruşunun oluşmasındaki ilk kıvılcım kesinlikle The Avengers’ta ortaya çıktı. Kurallara değil prensiplere, makamlara değil düşüncelere, otoriteye değil özgürlüğe giden yolda atılan ilk adım.

Hulk

Bruce Banner yaşadığı korkunç kazadan sonra, hayatının geri kalanının çoğunu gözlerden uzak, sürekli tetik halinde, kaygılı ve yalnız geçiren bir adamdı. The Avengers ise, Bruce Banner’ın kendi isteği ve kendi çabası ile yeşil deve dönüştüğü ilk film olma görevini üstlendi. Ve kendi isteği ile dönüşürse kontrolü %100 kendi elinde tutamasa bile Hulk’ı yönlendirebileceğini, bu gücün sadece bir kabus ve lanet olmak zorunda olmadığını tecrübe etti. Bir kabullenme gelişimiydi onunkisi. Ki, ilerleyen filmlerde yapacağı tercihleri zorlaştıran bir etken olarak da daha sonraları karakterini etkilemeye devam etti bu tecrübe.

Hikaye

The Avengers’ın çok kompleks veya derin bir hikayesi yok. Ortak bir payda ve tehdit karşısında bir araya gelen bir grup kişi, aralarındaki anlaşmazlıkları çözüp tehdidi ortadan kaldırıyor. Fakat bu sadelik filmin avantajı aslında. Sonuçta The Avengers, hem bir final hem de bir başlangıç hikayesi. Hem kapatması, hem birleştirmesi, hem de başlatması gereken farklı kapılar var. Bu süreçte de yapılması gereken en büyük görev hata yapmamak. Ve bana kalırsa The Avengers, MCU’nun en az hata yapan hikayesine sahip. Tekrar etmemde fayda var. En iyi demiyorum, en hatasız. Yapması gerekeni iyi tasarlayıp, bu sayede filmin verimini azami verimde tutmayı başarıyor.

Bu sadelik, basitlik anlamına da gelmiyor. Özellikle de karakterlerin hikayedeki yerlerini göz önüne aldığımızda. Her karakterin bulunduğu yer için bir sebebi, bir mazereti var. Büyük bir puzzle misali, her karakterin hikayede etkin bir rolü var. Mesela ekip üyelerini S.H.I.E.L.D. aracılığı ile bir araya getirmek basit gibi gözüken dahice bir yöntem bana kalırsa. Ki buna olanak sağlayan önceki filmlerin de burada etkisi büyük.

Filmin ana kötüsünün, ekibi bir araya getiren tehdidin, çizgi romanlarla da bir paralellik kurularak, Loki olmasının da bu filmin işlemesindeki etkisi büyük. Bu film ve bu hikaye için en uygun karakter kendisi. Bunun nedeni de, Loki’nin her şeyden önce sadece fiziksel değil, mental de bir tehdit unsuru oluşturabiliyor oluşu.

Toparlamak gerekirse, filmin hikayesi ve bu hikayenin bir parçası olduğu senaryosu, hem bütün ihtiyaçları karşılıyor hem de ortaya çıkabilecek çoğu soruna akla yatkın bir çözüm sunuyor. Mesela bana kalırsa bu duruma en iyi örnek, Captain America’nın göz tırmalayan kostümünün bile akla yatkın bir izahının bulunması (ipucu: Fanboy Coulson).

Müzik

Bu konuda şimdiye kadar denmemiş herhangi bir şey söyleyebilir miyim bilmiyorum. Çizgi roman filmleri için müziğin ne kadar önemli olduğunun en büyük örneklerinden birisi bu film kesinlikle. Infinity War adına da Alan Silvestri’nin geri dönüşü, en az ana ekip üyelerinden birisinin varlığı kadar önemliydi. Neyse ki, bu dönüşün gerçekleştiğine tanıklık etmemize 3 aydan kısa süre kaldı.

 

Avengers’ı sinemada ilk izlediğim zamanı hatırlıyorum. Bütün filmi yüzümde engel olamadığım bir sırıtışla izlemiştim. Verdiği haz ve neşe bakımından rakibi yok bu filmin. Evet, bu subjektif bir görüş fakat elden pek bir şey gelmiyor maalesef.

Sonuç olarak; en iyi mi tartışılır fakat The Avengers, benim en başarılı bulduğum ve izlemekten en çok keyif aldığım çizgi roman filmi olmaya devam ediyor. Sanırım Infinity War’dan da en gerçek dışı beklentim, en azından bu konuda ufak bir rekabet yaratabilmesi.

 

Ek Not:

Bu sefer, Easter Egg vs. yerine, filmde hoşuma giden anlar ve detaylardan bazılarını(ilk aklıma gelenleri) paylaşmak geldi içimden.

  • Tabii ki de 360 derecelik Avengers Assemble anı
  •  Natasha’nın iletişim ve sorgu yeteneği (Ruslar, Bruce Banner ve Loki)
  •  Natasha’nın Hulk karşısındaki dehşeti
  •  Nick Fury ile Loki arasında geçen karınca/bot muhabbeti
  •  Tony Stark’ın “Life Model Decoy” göndermesi
  •  Steve Roger ile Nick Fury arasında geçen 10 dolar bahsi
  •  Coulson’ın Captain America kartları
  •  Iron Man’in girişi ve Loki için kullandığı “Make a move Reindeer Games!” sözü
  •  Tony Stark’ın Steve Rogers’a sataşmaları. “Sırrın ne? Pilates?”
  •  Iron Man ile Thor karşılaşması. “Shakepeare in the Park?” “Valideniz biliyor mu acaba perdelerini giydiğinizi.”
  •  Cap’in “Tek bir tanrı var ve böyle giyinmediğine eminim.” sözü.
  •  Thor ve Loki’nin buluştuğu tepede gezen Odin’in kargaları.
  •  Tony Stark’ın Bruce Banner’a olan övgüsü. “It’s good to meet you, Dr. Banner. Your work on anti-electron collisions is unparalleled. And I’m a huge fan of the way you lose control and turn into an enormous green rage monster.”
  •  Tony’nin Banner’ı çubukla çarpması.
  •  “Playboy, genious, flontropist, billionere.”
  •  Son anlardaki tek çekim Avengers dövüş sekansı
  •  Fury’nin Coulson’ın Captain America kartlarını kullanarak yaptığı algı hamlesi.
  •  “We have a Hulk.”
  •  Loki’nin asayı kullanarak Tony’i etkisi almaya çalışması fakat başarılı olamaması. “Bu genelde çalışırdı? Performans sorunları ender değil. Her 5 kişiden 1’i…”
  •  “I am always angry.”
  •  “Better clench up Legolas!”
  •  “No hard feelings Point Break, you’ve got a mean swing.”
  •  “Hulk! Smash!”
  •  Hulk’ın Thor’a yan yumruğu.
  •  “Puny God!”
  •  Fury’nin nükleer bomba taşıyan ilk jeti RPG ile indirdikten sonra ikinci jete pistol çıkarması.
  •  “Umarım beni birisi öpmemiştir.”
  •  “To challenge them is to court…Death.” Aaaaaaaaa gönderme vaaaaaaaar.

 

Siz ne düşünüyorsunuz? The Avengers benim iddia ettiğim kadar başarılı mı? Filmin en sevdiğiniz veya en hoşunuza gitmeyen yönleri neler? Gece gece (veya herhangi bir zaman) aklınıza döner girdi mi sizin de? Ve son olarak da, Hulk Smash?

 

Aşağıdaki yorum kutusunda düşüncelerinizi paylaşabilir, Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza katılabilir, daha güncel paylaşımlarımız için bizi FacebookTwitter ve Instagram hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.


Comments to [Infinity War’a Doğru] MCU Maratonu – Hafta VI : The Avengers

  • Tek kelimeyle ‘harika’ bir yazı olmuş, çok güzel noktalara değinmişsin.Bu kadar beklediğime değdi kesinlikle.

    Merve Çulha 12 Şubat 2018 01:13 Cevapla
    • Çok teşekkür ederim. Geçtiğimiz günlerde planladığım kadar fırsat bulamadım, fakat takvime uyabilmeyi umuyorum maratonun geri kalanında.

      unratedlogician 12 Şubat 2018 23:55 Cevapla
  • Şu kadronun arasında bir de Edward Norton olduğunu düşünesene, ne güzel olurdu.Benim için sanırım filmin tek eksiği Mark Ruffalo’nun Banner portresine bir türlü ısınamamış olmam.

    Kağan Özçelik 15 Şubat 2018 14:44 Cevapla
  • Filmi tekrar izleyince fark ettim CGI kalitesi çok yüksek.Şimdiki bazı MCU filmlerinden bile iyi duruyor, özellikle Iron Man’in zırhı görse kalite açısından gittikçe kötüleşmiş sanki.

    Raminoremy 19 Şubat 2018 16:54 Cevapla
    • Kesinlikle katılıyorum. Bunun ana nedeni zaman aslında. Artık daha az sürede yapıyorlar/yetiştirmeye çalışıyorlar çoğu filmin efektlerini. Iron Man zırhının da git gide göze daha yapay gelmesinin en büyük nedeni, çekim sırasında aktörün üzerindeki zırh parçalarının git gide azalıp yerini tamamen CGI’a bırakıyor olması.

      unratedlogician 20 Şubat 2018 18:44 Cevapla

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Loading...
Devamını oku:
İşte Spider-Man 2’nin Sonundaki O Sahne!

The Amazing Spider-Man 2 kapanış jeneriğinin ardından bir sahne daha bekleyenler oturdu bekledi, bir kısım...

GANGNAM/GUNDAM STYLE T-SHIRT

"Gangnam Style"ı ilk dinlediğinizde Gangnam'ı "Gundam" olarak duyduysanız gerçek bir geek'siniz ve işte tam size...

Kapat