• Home
  • keyboard_arrow_right DİZİ
  • keyboard_arrow_right James Spader ile Blacklist Hakkında!

DİZİ

James Spader ile Blacklist Hakkında!

R.ist.T.O. 23 Eylül 2014


Background
share close

Geçen sezonun kuşkusuz en ilgi çekici ve sürükleyici dizilerinden biri The Blacklist. Benim de şahsen dönüşü için sabırsızlandığım dizilerin başında geliyor.

James Spader’ın zarif ve acımasızca hayata getirdiği Ray “Red” Reddington ve dizinin daha ilk bölümünde cazibesi ve gizemiyle beni etkisi altına alan Elizabeth Keen’in (Megan Boone) hikayesi bir top atışı gibi başladı ve sezon sonuna kadar neredeyse hiç hız kesmeden ve giderek artan gerilimiyle bizi sürükledi.

Tüm sezon boyunca ve özellikle de sezon finalinde ortaya çıkan sor işaretleri ikinci sezonun ilkinden daha da sinsi, karanlık ve aksiyon dolu olacağına dair çok net mesajlar verdi. Colider, James Spader ile Blacklist’in ikinci sezonu hakkında bir röportaj yaptı ve sizinle paylaşmak istedim.

Soru: Birinci sezonun sonunda Red’in yanık yaralarını gördük ve sonrasında da Liz’in babasının Liz’i yanan evden kurtardığını duyduk. Bu hikayenin devamı hakkında bu sezon neler bekleyebiliriz?

Spader: Şuanda ikinci sezonun 4. Bölümünü çekmekteyiz ve henüz o hikaye ile ilgili bir açıklama yapılmış değil. O kısım bir süreliğine beklemede olacak gibi. Ayrıca Elizabeth çocukluğunda evinin alev aldığını ve birisi tarafından kurtarıldığını hatırladığını belirtiyor ve bu kişinin onun babası olduğunu düşünüyor olabilir ama Liz’i kurtaran kişinin kim olduğuna dair bir ip ucu vermiş değiliz.

Soru: Red’in FBI ile olan ilişkisi ne olacak? Geçen sezonun genelinde olduğu kadar yardımlaşmaya açık olacak mı?

geekstra_blacklist_01

Spader: Bana kalırsa durum bir dönüşüm noktasında. Red, Elizabeth Keen ile doğrudan iletişim halinde olmayı istiyordu ama aynı zamanda ilk sezonda seyirci ile az da olsa paylaşılan, kendisi için yakın gelecekte ön gördüğü tehlikeler nedeniyle FBI ile işbirliğinin faydalı olacağını düşünüyordu. Amaçlarından biri de bazı kişileri su yüzüne çıkartmaktı. FBI’a teslim olmak gibi dramatik bir hamleyle gölgelerde saklanan bazı kişileri gün ışığına çıkmaya zorladı. Alan Alda’nın canlandırdığı Fitch karakteri ile olan ilişkisi FBI’a teslim olduktan sonra ortaya çıktı. Bence Red, Fitch’i gölgelerden çıkartmak ve olan bitenin içinde yer almasını istiyordu ve Fitch’in olaylardaki bağlantısı giderek artacak ve farklı yönlere gidecek. FBI’ın gizli üssüne yapılan saldırı sonrasında Red’in FBI ile olan çalışma şekli tamamıyla değişti. Daha önce daha kişisel ve bire bir görüşmeler yapılıyorken sezonun ikinci yarısından sonrasında daha mesafeli ve Liz üzerinden bir iletişim kurmayı tercih etti.

Soru: Blacklist’in büyük karakterleri öldürme konusunda bir çekimserliği yok gibi. İkinci sezonda da bu tutumun devam etmesini bekleyebilir miyiz?

Spader: Dizide yakaladığımız her fırsatta işleri olabildiğince beklenmedik hale getirmeye çalışıyoruz ve bunu yapmanın en etkili yollarından biri de bu sanırım fakat her şeyin hikayeye hizmet etmesi gerekiyor ve geçen sezonda olanlar bu doğrultudaydı. İzleyicileri hikayenin devamını merak etmeleri için bir cliff hanger’da bırakmak isteyişimiz anlamak için dahi olmak gerekmiyor fakat hikayenin nasıl bir şekilde çözümleneceğini ve bunun dizideki önemli karakterlerin ölümlerine bağlanıp bağlanmayacağını, anlatmamam gereken şeyleri anlatmadan söylemek güç.

Soru: Mary Louise Parker’ın karakteri ile ilgili ne paylaşabilirsiniz? Naomi Red’e nasıl ilişkili?

Spader: Onun Red’in geçmişinden biri olduğu ve çok karmaşık bir ilişki olduğu dışında bir şey söylemem zor. Red’de uzakta çok farklı bir hayat sürmekte olan biriydi ta ki olaylar onu tekrar Red’in hayatının içine sokana kadar.

Soru: Peter Stormare’nin Berlin olduğunu geçen sezonun sonunda öğrendik ama Red ve Berlin henüz karşılaşmadı. Yeni sezonun ilk bölümlerinde bu ikilinin ilişkisine dair gelişme bekleyebilir miyiz?

Spader: Evet şimdiden birkaç sahne çektik. Sahnelerin neyle ilgili olduğunu söylemem yoksa spoiler vermiş olurum.

Soru: İkilinin arasındaki dinamik nasıl olacak?

Spader: Temkinli. Detayları sizinle paylaşmam çok zor çünkü dizinin gizem ve sürpriz unsurlarını etkileyecek detaylar.

Soru: Dizide hem oyuncu hem de yapımcı olarak çalışıyorsunuz. Hikayede sizi şaşırtan şeyler oldu mu?

Spader: Evet. Genelde sürpriz senaryo bana ulaşmadan önce oluyor çünkü yazarlarla senaryo tamamlanmadan uzun konuşmalar yapıyoruz. Geçen sezon hikayeyi büyük bir şekilde etkileyen bir konuşma yaptık. FBI’ın gizli üssüne yapılan saldırı ve saldırıdan doğacak istenmeyen kayıpları çok detaylı şekilde işlememiz gerekiyordu çünkü Red’in FBI ile olan iletişim dinamiğini tamamıyla değiştiren bir olaydı. Ayrıca bu güvenlik açığının etkisinin ne olacağını da düşünmemiz gerekiyordu. Bunlar geçen sezonun ikinci yarısında anlatıldı. Sezonun sonunda ekibi darma dağın etti ve ikinci sezonda yeni bir yapılanma yapmak durumunda kaldık. İkinci sezon ilk sezonun birkaç ay sonrasında devam ediyor yani hikaye neredeyse gerçek zamanlı olarak akıyor diyebiliriz.

Soru: Daha önce Red’in Liz’in babası olmasını istemediğinizi bunun çok basit olacağını düşündüğünüzü söylemiştiniz. Dizi ikinci sezonuna giriyor ve yeni ipuçları var konu ile ilgili düşünceleriniz nedir?

geekstra_blacklist_02

Spader: Aynı. Bir dizinin gidiş hattını tahmin etmek çok zor. Özellikle ne zaman sonlanacağı bilinmeyen bir network show’unun. Dizi iki yıl sürebilir veya 7 yıl daha devam edebilir. Bu da çok belirgin bir yok haritasının oluşmasını zorlaştırıyor. Genel hikaye ile ilgili bir fikriniz olabilir fakat hikayenin nasıl anlatılacağını dizinin ömrü belirliyor. Hikayeye devam etmek için yan yollara girilmeye başlanıyor ve sonunda o yan yollar nihai hedeften daha ilginç olmaya başlıyorlar. Hikaye devam ettikçe izleyicilerin bu sorunun cevabını mı daha merak edecekleri yoksa yeni gelişen daha güncel ilişkiler ve sorulara mı yoğunlaşacaklarını merak ediyorum. Dizimizin gidiş hattına bakılırsa hiçbir şeyi göründüğü kadar basit olmayacağı kesin.

Soru: Red, haklı olarak kendi yeteneklerine çok güvenen birisi fakat birinci sezonun olayları sonrasında Red’de duygusal veya psikolojik bir değişim oldu mu?

Spader: Bir değişiklipk olduğundan emin değilim. Fakat benim gözlemlediğim kadarıyla Red’in FBI’a teslim olmadan önceki hayatı, bu kararı vermesine neden olan karmaşık sebepler dolayısıyla zaten büyük bir değişikliği girmek üzereydi. Birinci sezonda gördüğümüz olaylar ve ikinci sezonda devam edecek olaylar bu değişikliğin sonucu. Red’in geçtiğimiz sezon içinde gelişen olaylar nedeniyle mi değiştiği yoksa onun öncesinde yaşadığı değişiklik sonucu olayların geliştiğini tam olarak bilemiyorum. Bizim göreceğimiz şu veya bu şekilde oturmuş bir kişiliğin yıllardır alışık olduğundan farklı olaylar ve ortamlardaki tepkileri olacaktır. Red geçmişiyle yüzleşiyor ki bence uzunca bir süredir gömülü kalmış geçmişi ona rutin yaşamından farklı bir şekilde dokunuyor. Red’in farklı bir kişiye dönüştüğünü sanmıyorum. Bence o aynı Red fakat artık karşı karşıya olduğu durumlar alışmış olduğundan çok farklı.

Soru: Bu sezonda da ekip her hafta Red’in tanıdığı veya bağlantı sahibi olduğu suçluları yakalıyor olacak mı?

Spader: Evet. Bazıları daha uzun vadeli hikayelere, bazıları da daha güncel gelişmelere bağlı olacak.

geekstra_blacklist_04

Soru: Şimdiye kadar Boston Legal’da Alan Shore, The Office’de Robert California gibi ikonik rolleri canlandırdınız. Henüz oynama fırsatı bulamadığınız fakat mutlaka oynamak istediğiniz bir karakter var mı?

Spader: Belirli bir rol yok aklımda ama birlikte çalışmak isteyeceğim bir çok kişi var. Birlikte çalışmak istediğim yazarlar, yazar/yönetmenler bulunuyor. Fakat şuan benim kafam Blaklist adında büyük bir çölün kumlarına gömülmüş durumda. Henüz kafamı kaldırma fırsatım olmadı ve bu konular üzerine düşünecek fırsatım pek olmadı. Birlikte çalışmak isteyeceğim pek çok kişi var ve daha önce birlikte çalıştığım insanlar arasında yeniden birlikte çalışma isteyeceğim insanlar da var.

Soru: Bu aralar televizyonun sinemadan daha iyi olduğunu düşünüyor musunuz?

Spader: Bilmiyorum. Televizyonda çalışmaya başladığımdan beri sinema projelerime de devam edebildim ve muhteşem bir zaman geçirdim. Televizyonda çalışmaya başladığımdan beri 3 film çektim ve kariyerimdeki en tatmin edici deneyimlerimden biriydi. Spielber’ın Lincoln filminde çalıştım, Tommy Lee Jones ile çok sevdiğim küçük ölçekli bir filmde çalıştım ve şimdi de Avengers çekimlerimi tamamladım ve o projede çalışmak çok güzeldi. Sinema sektörü gerçekten çok değişti ve tabii televizyon da öyle. İki sektör arasındaki çizgi iyice silikleşmiş bulunuyor. Her şey malzemeye bağlı ve hem televizyon için hem de sinema için çok iyi malzemeler var. Benim gördüğüm bir fark, televizyon prodüksiyonunun inanılmaz derecede genişlediği ve daha farklı ve çeşitli malzemeleri konu alabilecek hale gelmiş olması. Artık televizyonda daha önce hiç olmadığı kadar çok fırsat var ve bu nedenle artık televizyon ve sinemayı iki ayrı sektör olarak değerlendirmek mümkün değil. Sinema yazarları televizyonda yazıyor, televizyon yazarları sinemada… Yönetmenler ve diğer profesyonelleri için de bu geçerli.

Evet The Blacklist dün (22 Eylül) resmen ikinci sezonuna başladı. Beni en çok sevindiren haberlerden biri Mary Louise Parker’ın diziye düzenli konuk oyuncu olarak dahil olacak olması.

Anladığım kadarıyla dizinin ilk birkaç bölümü yeniden kara listedeki adamları yakalamak üzerine kurulacak ama Berlin hikayesi, Liz-Red ilişkisi ve derinleşen komplolarla beni zevkten dört köye yapmasını bekliyorum.

Aşağıda yapımcıların ikinci sezonla yorumlarını izleyebilirsiniz.

Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza bekleriz.
TwitterYoutube ve Google + hesaplarımızdan da bizleri takip ediniz, Seviniz bizi!
Ayrıca Dükkanımız’a da bir göz atmayı unutmayın!

Tagged as: .

Author

R.ist.T.O.

İzle, oku, tüket... Tekrarla.

list Archive

Background
Previous post

Post comments

This post currently has no comments.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.