Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

Joss VS Internet Feminizmi

“Feminizm” konusuyla ilgili bir erkek olarak söyleyebilecek neyim olabilir diye düşünüyorum bazen. Bir argümanın savunulması veya reddedilmesi için her iki tarafın (veya varsa daha da fazla tarafın) birbirinin konumu ve tutumu ile empati kurulabilmesi ve argümanı oluşturan temel taşları anlayabilmesi gerektiğini düşünüyorum ve dediğim gibi bir erkek olarak bir düşünce ve akım olarak feminizmi ne kadar anladığım ve doğru anlayıp anlamadığım konusunda şüphelerim yok değil.

Fakat benim okuduğum (yalnızca anonim sosyal medya trollükleri değil, popüler dijital medya portallarındaki makaleler dahil) yazıları yazanlarda feminizmin doğru anlaşılıp ifade edildiği konusunda ciddi şüphelerim var. En azından argümanlarını oluşturan temel mantık yapısının ne kadar göreceli olduğunun farkında değiller gibi geliyor.

Joss’un önünde 3 tane temel suçlama var. Anti feminist/mazoşist olmak, ırkçılık ve en bayıldığım suçlama olan “çizgi romanlar ve karakterlere ihanet” suçunu da kapsayan kötü bir film çekme suçu.

Irkçılık ve karakterlere ihanet olayına hiç girmeyeceğim. Anti feminizm argümanları şöyle:

Filmde toplamda 4 kadın görüyoruz…

geekstra_joss_02

  • Biri MCU’nun en güçlü kadın karakteri olabilecekken çocuk yapamıyor olması ve her şeyi geride bırakıp sevdiği ile uzaklara gitme peşinde (ve hala bir solo filmi yok!).
  • Biri erkeği dünyayı kurtarırken evinde odun ateşinin başında çocuklarına bakan ve kocasının dönüşünü dört gözle bekleyen bir ev hanımı.
  • Biri dünyanın en büyük ve güçlü ajanlık kurumunda 2. numaralı ajan pozisyonundayken tüm filmde Tony Stark’a sekreterlik yapıyor.
  • Avengers’ı içten yok edebilecek güce sahip bir kadını, bir ideoloji uğruna deneylere gönüllü olacak kadar güçlü bir pozisyonda başlatıp bunu önce bir “ailemi öldürdüler” intikam dramına, sonrasında da “Tamam benim hatam. O halde güçlerimizi birleştirelim.” seviyesine indirgemiş olmaları.

Anlıyorum biraz sanki… ama biraz. Bir süper kahraman filminin (hatta hiçbir filmin) sadece süper kahraman filmi olduğu için tüm kadın karakterlerinin “güçlü kadın” karakteri olmak zorunda olmamasını ve “feminizm” bayrağı altında suçlama yapan bireylerin “anti-feminist” olarak gösterdikleri öğelerin tutarsızlığını ve kişisel olarak suçlanan kadın karakterlerin ve özelliklerinin “süper feminist” lakaplı kahramanlar olmamaları dışında (ki bazılarının feminizm kriterinin “bir kadın bir beyaz erkeğe ne kadar benziyor” oluşu başlıca bir tutarsızlık bence) yukarıda belirttiğim suçlamalara ilgili sıra ile görüşlerimi belirteyim.

geekstra_joss_03

  • Benim bildiğim Black Widow (her reenkarnasyonunda ki birkaç farklı orijin hikayesi var) dünyanın en iyi ajan ve suikastçılarından biri olarak tanımlandı, resmedildi ve yazıldı. Black Widow’un işinde bu kadar iyi olmasının başlıca sebeplerinden biri kadınlığını bir silah olarak kullanmasıydı (ki kod adı oradan geliyor).
    Geçmiş Marvel filmlerinde kadınlığını kullanarak Tony Stark’ı, Bruce Banner ve Loki’yi manipüle ettiğini, eğlenceli ve “rahat” kadını oynayarak kendini nasıl koruduğunu (Winter Soldier) gördük.
    Natasha’nın solo hikayesini takip ettiğimizde Iron Man 2’de karakteri “herkesin gözü” ile tanıdık. Avengers’da ne kadar zeki ve manipülatif olabileceği ile birlikte görev ve sadakate olan inancını gördük.
    Winter Soldier’da ise bir kabuk daha derine inerek yalnızca bir süper ajan olmadığını, onun herkes tarafından “güçlü” olarak algılanmasını sağlayan yüzlerinin aynı zamanda bir kalkan görevi gördüğünü öğrendik. Ayrıca Shield’ın çöküşüne doğrudan katkıda bulunan ve tüm sırları internete dökülen biri olarak, görevin ötesinde bir kimlik sahibi olma arzusunu da gördük.
    Bu hikaye akışını takip ettiğimizde Natasha’nın geçmişinde görevi için feda ettiği ve hiçe saydığı kişisel kayıplarına geri dönüp bakması ve bazı fedakarlıklarından pişmanlık duyması, biraz daha temel, kişisel ve kendisi için bir ilişki istiyor olması, bunu herkesin gücünü ortaya koymaya çalıştığı bir dünyada en güçlüsü olduğunu bile bile güçten kaçınan Bruce Banner ile istiyor olması çok mu anormal?
    Her şeye rağmen bir kadın olarak isteklerini ortaya koyarak arzularını dünya güvenliğinin bile üstünde tutabilmek Natasha’nın “güçlü bir kadın” olduğunu gösteren bir durum olarak değerlendirilemez mi? Peki ya sonrasında yine kişisel arzularını dünyayı kurtarmak uğuruna feda etmesi o da mı anti feminist bir darvranış?
    Black Widow solo filminin yapılmamış olması gibi ticari bir kararın Joss’un suçu olmaması konusuna değinmeyeceğim.

geekstra_joss_04

  • Hawkeye meğer evli ve çocukluymuş. Dağda bayırda gizli saklı bir çiftliği ve odun ateşinde yemek pişiren ve “yine” hamile olan bir karısı var.
    Kocası ile yarattığı kontrast nedeniyle mi yoksa genel olarak tek işi çocukları ile ilgilenmek olan bir kadın imajı olduğundan mı eleştiriliyor bilmiyorum ama öncelikle hikayenin akışı için vurgulanmak istenen “kahramanlar da insan”, “kahramanların da kaybedecek şeyleri var” (ki Avengers’ı oluşturanlara bakın, kimsenin ailesi yok olanın da babası sağ mı belli değil) mesajlarının yanı sıra filmin genelinde akan babadan oğula, bu nesilden bir sonraki nesle motifinin altını çizmek ve korumaya değer değerlerin başında aile ve yuvanın olduğu anlatılmak istemiş.
    Joss belki Hawkeye’ı gay yaparak bir “ev hanımı” kadın karakteri yazmaktan kurtulabilirmiş ama klişe bile olsa Hawkeye’ın her şeyden öte ailesi için savaşan ve karısından güç alan bir karakter olması bu kadar mı kötü bir durum? Annelik ne zaman ve nasıl anti feminist oldu? Kocasına bakarak bir kadını değerlendirmek ne zaman feministlik oldu? Hikaye aracı olarak bir kadın karakter kullanmak ne zaman bir suç oldu? Bu arada Hawkeye’ın karısını oynayan Linda Cardellini’nin büyük hayranıyım ve onun filmde beklenmedik bir şekilde karşıma çıkması filmin en sevdiğim anlarından biriydi.
  • Maria Hill konusunda açıkçası karakteri ve Cobie Smulders’ı seven birisi olarak daha fazla rolü olmasını ben de isterdim. Fakat Maria Hill’de bu filmde Shield’ın “yıkılmadım ayaktayım” mesajı için var olan bir araç. Bir ajanın emellerini korumak ve görevini yapmak için bir kılığa girmesi kadar doğal ne olabilir?
    geekstra_joss_06
  • İkizler mevzusu anti feminizm ile birlikte ırkçılık mevzusuna da değinen bir nokta. Irkçılık konusu başlı başına bir saçmalık bence çünkü suçlama Maximoff kardeşlerin neden yahudi olmadıkları ve beyaz olduklarını sorguluyor. Buna ne denir ki? Kilisenin bir dini motif olarak kullanılması dışında filmde kardeşlerin hangi dinden olduklarına yönelik bir gösterge var mıydı? Çizgi romanda bu karakterler İsrail asıllı yahudiler olarak mı resmedildi ki beyazlıkları tartışılıyor?
    geekstra_joss_05
    Wanda’ya dönecek olursak, bence filmde Joss, karakterlerin azimli ve iradeli olduklarının yanı sıra ne kadar genç ve tutkulu olduklarının altını çizdi. Onları bu hale getiren bir tetik unsuru var (savaş ve o savaşın yüzü/temsili olan Tony Stark) ve bu unsura karşı duydukları nefret onların bu maceranın bir parçası haline gelmelerine neden olmuş.
    Hydra ve Ultron ile bulmayı umdukları intikam olmakla birlikte Pietro ve Wanda’nın başlarına gelenlerin bir daha yaşanmaması için bir araç, bir kalkan olma istekleri daha ağır basıyor (tüm Sokovia’nın savaş mağduru olması, Avengers’a karşı savaşan Hydra kuvvetlerinin gerçek Hydra ajanlarından ziyade devşirme anti-Amerika görüşlü militanlar olarak gösterilmesi – açılış sahnesinde Stroker Hydra ideolojileriyle değil anti-Amerika propagandası ile askerlerini motive ediyor ve filmde yer yer Wanda ve Pietro’nun aktivist görüntülerini görüyoruz).
    Burada çok bariz bir kontrast bulunuyor. Ultron’un da Maximoffların da iki temel amaçları var. Barış ve nefret ettiklerini yok etmek. Ultron nefret ettikleri kapsamına tüm insanlığı alıyor ve nefret ettiklerini yok ederek bir nevi barışa ulaşma çabasında. Maximofflar da aynı şekilde düşünüyor ama asıl nefret ettikleri şeyin Tony Stark ve Avengers değil savaş olduğunu ve Ultron’un planlarını öğrendiklerinde kendi intikamlarından vazgeçme olgunluğunu gösterebiliyorlar.
    Bunun bir zayıflık veya sığlık olduğunu düşünmüyorum evet belki jenerik bir gelişim ama zaten kahraman olacaklarını bile bile izlediğimiz bir kurgudan daha ne beklemeliydik? Klasik bir hikaye anlatım yapısına kurban edilen bir kadın karakter olduğu için anti feminist ilan edilmeli mi Wanda?

Konu ile ilgili kimsenin sormadığı düşüncelerim böyle. Dediğim gibi bir erkeğim ve konuyu çok yanlış anlamış olabilirim ama gerçekten anti-feminist ve şovenist suçlamalar için mantıklı argümanlar mı bunlar?

Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza bekleriz.
TwitterYoutube ve Google + hesaplarımızdan da bizleri takip ediniz, Seviniz bizi!
Ayrıca Dükkanımız’a da bir göz atmayı unutmayın!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Loading...
Devamını oku:
Ghost in the Shell Filmi Geliyor!

Snow White And The Huntsman filminin yönetmeni Rupert Sanders kült manga/anime serisi (ki seri demek de ne...

Balkon Keyfi 20 Murat Sönmez ile Muhabbet -2

Balkon keyi konuğumuz MultiPlayer'ın genel yayın kordinatörü, Murat 'Ejderha' Sönmez ile muhabbete devam ediyoruz! Muhabbetin başını...

Kapat