Çizgi Roman, Film-Dizi, Oyun, Etkinlik haberleri, Cosplay galerileri ve Podcast yayınları!

[İnceleme] Deadpool İzledik!

Yazımıza, FRPNET, Level, Merlin’in Kazanı, Multiplayer, Marmara Çizgi, Alt Evren, Paralel Evren, JBC yayıncılık ve Kahramanlar Sinemada gibi mecraların ve tabii ki Fox’un Türkiye Sinema Dağıtımcısı TME’nin desteği ile gerçekleştirdiğimiz Deadpool Özel Ön Gösterim Etkinliğine göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Geek, Oyun ve alt kültür mecralarından sevgili dostlarımızın desteği ile düzenlediğimiz ilk fan etkinliğimizi 10 Şubat 2016 tarihinde gerçekleştirdik. İlk organizasyonumuzu Deadpool filmi için yapmış olmak bizi ekstradan mutlu etti.

Gelelim Deadpool filminin incelemesine…

Baştan söyleyelim. Mümkün olduğu kadar spoilersız bir inceleme olacak fakat spoiler yemek istemeyenlerin ne olur ne olmaz kaçınması için uyarıyı yapalım.

Film ne beklediysek fazlasıyla verdi.

Aslında yukarıdaki cümle ile tüm incelemeyi özetleyebiliriz ama biraz detaya girelim değil mi? İnceleme sonuçta.

Film harikaydı. Fragmanların vadettiği her şeyi fazlasıyla verdiler. Etkinliğin atmosferinden mi yoksa Deadpool’un fevkalade pazarlama çalışmasından mıdır bilmem, koltuğa oturup filmin başlamasını beklerken kafamda filmin belki de beklentimizi karşılamayacağına dair hiçbir soru işareti ve şüphe yoktu.

Salon karardı, Fox ve Marvel logoları perdede belirdiğinde salonda alkışlar koptu. Çocukluğumdan bu yana hiçbir filmin başlamasını bu denli büyük bir heyecanla, koltuğun ucunda beklediğimi hatırlamıyorum.

Açılış müziği ve sahnesi hiç beklemediğim bir şekilde girdi. “N’oluyoruz?!” demeye bile fırsat olmadan kahkahalar patladı ve filmin sonuna kadar neredeyse bitmek bilmedi.

Filmin aksiyonu, komedisi ve hatta beklenmedik şekilde yan karakterlere ayrılmış küçük anlar bile çok dozundaydı. “Mükemmel film yoktur” diyenlerden biri olarak tabii ki filmin analiz edilmesi durumunda ele alınabilecek, iyileştirmeye açık noktalar var. Fakat Deadpool karakteri tek başına tüm bunları görmezden gelmemize hatta hiç fark etmememize yetiyor.

Filmden beklediğimiz şeylerden biri Wade Willson’un 4. duvarı ne kadar efektif bir şekilde baypas edeceği idi. 4×4=16 diyerek bırakıyorum. Bu referansı filmi izleyenler anlayacaktır.

Film aslında biraz daha uzatılabilirmiş gibi geldi. Neredeyse tek adamlık bir şov olarak yazılmış olmasına rağmen yukarıda da bahsettiğim gibi yan karakterlere de bireysel dokunuşlar yapılmış fakat filmde bize sevdirilen karakterleri ekranda biraz daha fazla görmek isterdim açıkçası.

Weasle, Blind Al, Angel Dust ve Negasonic Teenage Warhead gibi karakterler zaten benim için öncelikli karakterler değildi ama filmde izledikçe onlarla ilgili biraz daha sahne görmek istedim. Tabii bir de Vanessa karakterini canlandıran Morena Baccarin var…

Firefly zamanından beri büyük aşığım kendisine ve şimdiye kadar canlandırdığı karakterler arasında en rahat, ağızı bozuk ve samimi rolüyle karşımızdaydı. Ryan Reynolds ile birlikte o kadar senkronize olmuş bir performans sergilediler ki, Deadpool’un 14 Şubat fragmanındaki diyalog yalnızca filmdeki karakterler için değil o iki oyuncu için de geçerliydi. Vanessa’yı biraz daha göstereydiniz nolurdu sanki?…

Filmle ilgili ufak tefek eleştirilerimi de dile getireyim. CGI biraz daha iyi olabilirdi. CG ve live action geçişlerinde Deadpool’un özellikle de kostümü çok sırıtıyordu. Colossus’un CG’si de keza ben CG’yim diye bağırıyordu. Sonuçta istediği zaman istediği yerde dönüşen bir karakterin sürekli organik metal haliyle görünmesi, komedi unsuru olmak dışında hiçbir şeye hizmet etmemekle birlikte, Deadpool filminde Colossus’un komik olmasına hiç mi hiç gerek yoktu.

Colossus ile ilgili bir diğer eleştirim ise aşırı steryotipik bir “Rus” olması. Filmde gördüğümüz Colossus karakterinin fiziksel özellikleri dışında bildiğimiz X-Men karakteriyle hiçbir alası yok (olsun diye de çalışmamışlar zaten) sokaktan geçen ve 6 ay önce Amerika’ya gelmiş bir Rus’a “al bunu oku” demişler gibi… Bir taraftan tüm klişeleri kıran Deadpool, diğer taraftan klişenin tanımı olarak kullanılabilecek bir Colossus…

Bir kaç yerde okuduğum ve az da olsa hak verdiğim eleştirilerden biri de kötü karakterlerin çok iki boyutlu oldukları. Bu filmde kötü adamlar kötü adam olsun diye konmuş. Antagonist için ikna edici ve empati uyandıracak bir motivasyon söz konusu değil. Hatta belki olmaması daha da mantıklı çünkü R-Rated bir Deadpool filminde Wade’in kötüleri asıp kesmesini istiyoruz ve az da olsa empati kurabileceğimiz bir kötü olması keyfimizi kaçırabilirdi.

Düşününce, diğer süper kahraman filmlerinde olduğu gibi bir tane altı doldurulmaya çalışılan ana kötü ve yanında printerdan basılmış gibi bir yığın kötü minyonun olmasındansa 80’ler aksiyon filmlerinde ve oyunlarında olduğu gibi bölüm sonu canavarını yere sermenin vereceği tatmin, en azından bu film için çok daha iyi bir seçimdi.

Deadpool gibi bir adamın ana düşmanı tabii ki Francis adında kompleks sahibi bir denyo olacaktı…

Sanım benim spoiler vermeden söyleyebileceğim şeyler şimdilik bu kadar.

Geekstra ailesiyle her konuda muhabbet için Facebook Grubumuza bekleriz.
TwitterYoutube ve Google + hesaplarımızdan da bizleri takip ediniz, Seviniz bizi!
Ayrıca Dükkanımıza da bir göz atmayı unutmayın!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Loading...
Devamını oku:
ELEMENTARY

Son zamanlarda ekranlarımızdan eksik olmayan bir karakter Sherlock Holmes. "House MD", Robert Downey Jr.'lu "Sherlock...

4NÖRD – Love Death and Robots EP11 – Three Robots

Hey Gençler! 4NÖRD'ün 1. sezon 11. bölümü Three Robots bölümüne hoş geldiniz. Podcast'in konseptine uygun...

Kapat