• Home
  • keyboard_arrow_right MİTOLOJİ
  • keyboard_arrow_right İskandinav Mitleri #2: Yaşam Ağacı ve Diyarlar

MİTOLOJİ

İskandinav Mitleri #2: Yaşam Ağacı ve Diyarlar

nordikhanim 1 Şubat 2016


Background
share close

Ağaç kavramı her kültürde büyük bir anlama sahiptir. Ağaç tüm mitlerde, efsanelerde, yaratılış hikayelerinde yerini almış ve bugüne kadar da dinlerle birlikte anlamını korumayı başarmıştır. Dünya kültürlerinin hikayelerine baktığımız zamanda “ağaç” kavramı “yaşam” ile özdeşleştirilmiş ve anlamlar arasında benzerlikler görülmektedir. Hint geleneklerinde ruhlar yaşam ağacının dallarına konmuş kuşlar olarak sembolize edilmiştir. İbrani geleneklerinde ise yaşam ağacının meyvesi ölümsüzlük sağlamaktadır. İskandinav geleneklerinde ise yaşam ağacı yaratılışın temelini oluşturmaktadır.

Yggdrasil (Yaşam Ağacı – Kader Ağacı)

Yggdrasil’in sembolize edilişi eski İskandinav kültürlerine dayanmaktadır ve İskandinav kozmosunun temelinde bu ağaç bulunmaktadır.  Yggdrasil “Ygg’in Atı” anlamına gelir ve buradaki -drasil- at anlamındadır;  -ygg- ise Odin’in diğer isimlerinden biridir. Aynı zamanda bilgi arayışında Odin dokuz gün dokuz gece bu ağaca asılı kalmıştır.yggdrasil_world_tree_nine_worlds_norse_mythology_vikings

Diğer adı ile Yaşam Ağacı mitolojide dev bir ağaç olarak sembolize edilmekte ve üzerinde Dokuz Diyar’ı taşımaktadır. Yggdrasil üç devasa köke dayanmaktadır. Bir kökü Asgard’a tanrıların evine uzanmaktadır. İkinci kök buz devlerinin evi olan Jotunheim’a uzanmaktadır. Üçüncü kök ise Niflheim’ın buzdan bölgesine ve kaynayan pınar Hvelgermir’e uzanmaktadır.

İskandinav yaratılış hikayeleri de tam bu Yaşam Ağacı’nın diyarlarından oluşmaktadır. Yaratılış hikayesinin kökleri, buzla kaplı alanlarla Niflheim’ın donmuş dünyası ile Muspell’in sıcak krallığı arasındaki iki kozmik bölge arasındaki sınır çizgisinde başlar. Bu iki bölgenin etkileşiminden ilk varlık dünyaya gelir; buzdan dev Ymir.
171494-004-9F7868FDMuspell’in ısısı Niflheim’ın buzunu çözmeye başladığında, kötü dev Ymir ortaya çıktı. Sonra ilk inek olan Audhumla eriyen buzdan çıktı ve içmesi için Ymir’e süt verdi. Ymir sütü içip Muspell’in sıcak havasıyla iyice terlemeye başladı. Sol kolundaki terinden iki dev daha oluştu, bir tanesi de bacaklarındaki terden oluştu. Audhumla buzu yaladığında, Buri isimli başka bir dev buzun içinden çıktı. Bu buz devler kozmosu yönetti. Buri’nin oğlu Bor, Bölthorn isimli devin kızı ile evlendi ve üç çocukları oldu: Odin, Vili, Ve.  Ymir etrafındaki herkese zalimce davranırdı ve Bor’un oğulları ondan nefret ettiği için onunla savaşıp koca dev Ymir’i öldürdüler. Bedenini dünyayı yaratmak için bir materyal olarak kullandılar.  Kafatasından gökyüzünü, beyninden bulutları yaptılar. Kemiklerindne kayaları yarattılar, kanından denizler ve nehirler oluştu.

İskandinav yaratıcı tanrıları Odin, Vili ve Ve’nin nesnelere nefes verme ve canlı şeylerin şeklini değiştirme gücü vardı. Bu güçle kozmosta yeni ırklar yarattılar. Örneğin; Ymir’in etinden doğan küçük kurtçuklara benzeyen cüceleri zeki insansı yaratıklara dönüştürdüler. Daha da önemli bir çift kütüğe hayat vererek ilk erkek ve kadını yarattılar, Ask ve Embla’yı.

İlk Erkek ve Kadın

Odin, Vili ve Ve sahilde yürürlerken, kıyıda ıslanmış bir çift kütük buldular. Üçü bu ölü ağaçlara can vermeye ama onları farklı şekilde yaratmaya karar verdiler. Kütükleri insansı şekillerde yeniden biçimlendirdiler ve onlara hayat verdiler. Odin kütüklere nefes ve hayat, Vili zeka ve duygu, Ve de onlara görme ve duyma duyusu verdi. Ask ve Embla yaşayacak yere ihtiyaç duyduklarında yaratıcıları onlara krallıklarını yani Midgard’ı kurdu. Tanrılar Ask ve Embla’ya bitkilere ve yaratıklara bakma sorumluluğu verdiler. Böylelikle kendi diyarlarını besleyebilecekleri yere yerleştiler ve insan ırkı olacak büyük aileler kurmaya başladılar.Odin,_Lodur,_Hoenir_skabe_Ask_og_Embla_by_FrølichDokuz Diyar

  • Niflheim: Sisler Diyarı
    Diyarlar arasında en karanlık ve soğuk bölgedir. Ayrıca Dokuz Diyar’ın ilkidir ve Ginnungagap’ın kuzey bölgesine yerleştirilmiştir. Nilfheim diyarında sürekli kaynayan ve köpüren üç kuyu vardır ve bu kuyular Nidhug isminde büyük bir ejderha tarafından korunmaktadır.
  • Muspelheim: Ateşler Diyarı
    Muspelheim (eski Nors adıyla Múspellsheimr) evrenin en güneyindeki bölgedir. Muspelheim yeryüzü lavlar ile kaplı her bölgesinden alevler, kıvılcımlar çıkan sisli bir diyardır.  Muspelheim’da ateş devleri, şeytanlar ve bu diyardaki tüm yaratıkların hükümdarı olan Surtr yaşar. Nors inanışlarına göre Ragnarök yani kıyamet gününde Surtr’ın orduları tanrılara saldıracak ve onları yok etmeye çalışacaktır ve alevden kılıcı ile Freyr’i öldürecektir.
  • Asgard: Aesir Tanrıların Diyarı
    Hayat ağacının en üst bölgesinde yer almaktadır ve burada İskandinav mitolojisinin tanrı ve tanrıçaları yaşamaktadır. Asgard’daki erkek tanrılara Aesir, kadın tanrılara Asynjur denmektedir. Odin, Asgard’ın kralı ve Aesir tanrılarının en üst rütbelisidir. Odin, Frigg ile evlenmiştir ve böylece Frigg Asgard’ın kraliçesi olmuştur. Asgard kapılarının ardında Valhalla bulunur ve savaşta ölen tanrılar ve savaşçılar Valhalla’ya gelirler.
  • Midgard: İnsanların Diyarı
    Midgard (eski Nors adı ile Miðgarðr) yani “Orta Dünya” Yaşam Ağacı’nın orta bölgesinde Asgard’ın aşağısında yer almaktadır. Midgard ve Asgard “Bifrost” adındaki Gökkuşağı Köprüsü ile birbirine bağlanmıştır. Migard’ın çevresi büyük ve geçilmesi imkansız bir okyanus ile çevrilidir.
  • Jotunheim: Buzdevlerinin Diyarı
    Jotunheim (eski Nors adı ile Jǫtunheimr) buzdevlerinin yaşadığı diyardır. Buzdevleri Aesir tanrılarının en büyük düşmanlarıdır. Bu diyar çoğunlukla buzlarla kaplı, kayalıklarla dolu ve vahşi bir görünüme sahiptir. Jotunheim, buzdan bir dev olan Ymir tarafından yaratılmıştır. Fakat Odin kardeşleri Vili ve Ve ile Ymir’i öldürmüşlerdir.
  • Vanaheim: Vanir Tanrılarının Diyarı
    Vanaheim (eski Nors adı ile Vanaheimr) Vanir tanrı ve tanrıçalarının diyarıdır. Vanir tanrıları İskandinav tanrılarının en eski kollarından biridir. Vanir tanrı ve tanrıçaları büyü ve büyücülüğün ustalarıdır. Aslında kimse Vanaheim’ın nasıl bir diyar olduğunu ve tam olarak nerede konumlandığını bilmemektedir.  Ne zaman ki Aesir ve Vanir tanrılarının savaşı biterse işte o zaman Asgard’a üç Vanir tanrısının geleceğine inanılmıştır; Njord ile  çocukları Freya ve Freyr.
  • Alfheim: Elflerin Diyarı
    Alfheim (eski Nors adıyla Ālfheimr) Asgard’ın sağında bulunmaktadır ve adete bir cennete benzemektedir. Buradaki elfler evrenin en güzel yaratıkları olarak nitelendirilmiştir. Elfler “Koruyucu Melek” olarak anılmıştır. Tanrı Freyr, Alfheim’ın hükümdarıdır. Elfler doğanın ve doğurganlığın ikincil tanrı ve tanrıçalarıdır. İnsanlara bilgelikleri ve büyülü güçleri ile yardım etmişlerdir. Ayrıca müzik ve sanatın da ilham kaynağı olarak bilinmektedirler.
  • Svartalfheim: Karanlık Elflerin Diyarı
    Svartalfheim (eski Nors adıyla Svartálfr) karanlık elflerin diyarıdır. Karanlık elfler güneşten nefret ederler çünkü güneş ile temas ettikleri anda taşa dönüşürler; bu yüzden yeraltında yaşamaktadırlar. Karanlık elfler korkunçturlar ve insanlarla acı çektirirler. Pek çok inanışa göre karanlık elfler kabusların asıl sebepleridir. Geceleri uyuyan insanların yanlarına oturarak kulaklarına kötü rüyalar fısıldarlar ve böylece onları avlamış olurlar.
  • Nidavellir: Cücelerin Diyarı
    Nidavellir (eski Nors adıyla Niðavellir) karanlık alan anlamına gelir ve  cücelerin diyarıdır; onlar kayalıkların altında mağaralarda yaşamlarını sürdürmektedirler. Hreidmar bu diyarın kralıdır. Cüceler ustalık becerileri ile meşhurdurlar. Tüm tanrıların kutsal eşyalarını onlar yapmışlardır. Thor’un çekici, büyülü yüzük, Odin’in mızrağı bunlardan en bilinenleridir.

Tüm diyarları üzerinde barındıran Yggdrasil yani Yaşam Ağacı mitler içinde önemini korumuştur. Öyle ki Odin bilgi için ağacı feda etmemiş; ağaç için kendini feda etmiştir. Hatta tanrılar ve toplumun diğer yöneticileri Odin ile birlikte fikir alışverişi yapmak ve önemli konuları görüşmek için Yggdrasil’in çevresinde toplanarak tanrılar meclisini oluşturmuşlardır.sdfdfdsf

VALHALLA ve BIFROST

Valhalla (Valhöll –  “val-HALL-uh” olarak telaffuz edilir.)

“Katledilmişlerin Salonu” anlamına gelir. Odin tarafından yönetilmektedir. Kim ki savaş alanında can verirse ölenlerin yarısı Valkyrie’ler tarafından Odin’in sarayı Valhalla’ya götürülürdü; diğer yarısı ise tanrıça Freya’nın köşkü Folkvangr’a gönderilirdi. Odin’in kadın savaşçıları onun Valkyrie’leridir ve ölümsüzlük karşılığında, savaşta hangi savaşçıların ölüp hangilerinin sağ kalacaklarına onlar karar verirlerdi. Valhalla’da düzenlenen her ziyafette masanın başına Odin oturur ve savaşçılar ile birlikte şarap içer, onlar ile birlikte yemekler yerdi. Aynı zamanda Odin’in Huginn (düşünce) ve Muninn (hafıza) isimli kuzgunları da bu masada onun omuzlarında otururdu.

Eski Nors şiirlerinde Valhalla kalkanlar ve mızraklar ile çevrili, kurtlar ve kartallar tarafından korunan bir yer olarak tasvir edilmektedir. Valhalla’nın giriş kapısının dışında Glasir adında altından bir ağaç bulunur. Bu ağaç ya da koru “tanrılar ve erkekler arasındaki en güzel” olarak tanımlanır. Çeşitli yaratıklar da Valhalla’nın çevresinde yaşamaktadır. Örneği erkek  Eikþyrnir ve keçi Heiðrún, bunlar Valhalla’nın üzerinde bulunan Læraðr ağacının yapraklarını yiyerek beslenirler.Zimmermann1Pek çok yazar Valhalla’nın Asgard’ın bir bölümü olduğunu söyler fakat Eski Nors araştırmacıları da böyle bir şeyin olmadığını söylerler. Peki Valhalla nerededir? Edebi kaynaklara bakılacak olursa Valhalla yeraltı dünyasının bir parçasıdır hatta Helheim’da olduğu söylenebilir. Helheim ve Valhalla arasındaki en kesin ayrımı Snorri Sturluson “Prose Edda” kitabında belirtmiştir. Snorri 13. yüzyıl Hıristiyan bilginlerinden biridir ve eski Nors bilgilerini derleyen isimler arasında en önemli kişilerden biridir. Onun yazdıklarına göre savaşta cesurce hayatını kaybedenler Valhalla’ya götürülürdü. Hastalık, yaşlılık gibi sebeplerden ölenler ise bir dahaki dirilişlerine kadar kendilerini Helheim’da bulur.

Bifrost: Gökkuşağı Köprüsü (Bifröst – “BEEF-roast” olarak telaffuz edilir.)

Eski Nors mitolojisinde Aesir tanrılarının yaşadığı Asgard diyarını biz insanların yaşadığı Midgard’a bağlayan gökkuşağı köprüsünün adıdır Bifrost. Heimdall tarafından korunmaktadır. Yüzlerce kilometre öteyi gece gündüz demeden bu köprü üzerinden gözetler. Kıyamet günü yani Ragnarök geldiği zaman devler Heimdall’ın gücünü etkisiz hale getirecek ve köprüyü geçerek tanrıları öldüreceklerdir. Aynı zamanda Ragnarök’ta Heimdall Gökkuşağı Köprüsü’nün önünde boynuzunu üfleyerek tanrıları savaşa çağıracaktır.

BifrostThorWadesbyFrolich0001Etimolojik araştırmalara göre Bifrost kelimesi belirsiz bir kelimedir. Orijinali “Billröst” kelimesine benzetilmektedir, anlamı da “bir anda görünüp kaybolan gökkuşağı”dır. 13. yüzyılda yazılmış olan Poetic Edda’da bu ismiyle yani “billröst” ismi ile geçen köprünün adı Prose Edda’da “bifröst” olarak geçmektedir. Prose Edda’ya göre köprü Heimdall’ın sarayı Himinbjörg’da biter. Bilginler Gökkuşağı Köprüsü’nün bildiğimiz Samanyolu’nu temsil ettiğini düşünmektedirler. Pek çok bilginin dediğine göre Bifrost “parlayan yol”, “cennete giden yol” gibi anlamlara da sahiptir. Poetic Edda’da köprünün ismi iki şiirde geçmektedir: Grímnismál ve Fáfnismál. Prose Edda’da da  Gylfaginning ve Skáldskaparmál isimli başlıkların içinde geçmektedir.

Vikingler korkak bir şekilde ölmektense savaşta cesur bir şekilde ölerek Valhalla’ya gitmek istemişlerdir. Onlar için Valhalla’ya gidebilmek adeta bir ödül anlamına gelmektedir. Odin ile karşılıklı içki içerek ziyafetin keyfini çıkaracaklarına inanırlar. Bifrost’u ise Marvel filmlerinde pek çok defa görme imkanımız oldu. Asgard tanrıları Odin’in izni olduğu müddetçe Heimdall tarafından korunmakta olan köprüyü kullanarak Dünya’ya gidebilmektedirler.

Anlatılabilecek en güzel özetli şekilde bu konuları da paylaştım sizlerle, zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Takipte kalın ^^

Tagged as: .

Previous post

Post comments

This post currently has no comments.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.